“Yeniden doğdun. Bundan böyle seni özgür bir hayat bekliyor.”
Merlin, geçmiş yaşamına dair tüm anıları silinmiş bir hâlde yabancı, yeni bir dünyada uyanır. Şimdi bir prens kadar yakışıklı bir yüze ve tanrısal seviyede statlara sahip olabilir; fakat sözde “özgürlüğünün” bu akılalmaz güçleri yüzünden kısıtlanabileceğini çabucak anlar. Özellikle de elini şöyle bir sallaması toprağı yarabiliyorken ve parmağını hafifçe dokundurması insanları havalara uçuruyorken!
Güzel olsalar dahi, bu denklemin en son ihtiyaç duyduğu şey bir dizi kaos dolu yeni yoldaştır. Merlin tüm bu gürültünün ve karmaşanın ortasında huzuru başka nasıl bulabilir ki?
