Tensei Shitara Slime Datta Ken Cilt 1 – Bölüm 3 / Küçük Kız ve İblis Kralı

Küçük Kız ve İblis Kralı

Hatırladığım en net şey gökten yağan ateşti.

Annemin tuttuğu eli o kadar zayıf, o kadar çabuk kayıp giden bir histi ki; ben ise önümü göremeyecek kadar dehşete düşmüştüm.

Yakınımızda patlayan bir yangın bombası etrafımızı bir alev denizine çevirdi. Nereye gidecektik ki? Her yanımız cayır cayır yanıyordu…

Ben—Shizue Izawa—çaresizliğin eşiğinde sallandığımı hissediyordum.

Ahh… Burada mı ölecektim yani…?

Henüz sekiz yaşında olsam da bunu gayet iyi anlıyordum. Sığınabileceğim hiçbir akrabam yoktu; annemle baş başa yaşıyordum. Babam savaşa o kadar uzun zaman önce çağrılmıştı ki neye benzediğini bile hatırlamıyordum. Bu duruma sevinmeli miydim yoksa üzülmeli miydim hiç emin olamadım ama öyle ya da böyle, bu benim normal hayatım hâline gelmişti ve bunu olduğu gibi kabullenmek zorundaydım. Beni, hayatımı ve alevlerin arasında can verme kaderimi.

Derken—

“Yaşamak istiyor musun? Yaşamak istiyorsan sesime kulak ver!”

zihnimde bir ses yankılandı.

Yaşamak istiyor muydum? Nereden bilecektim ki? Bu soruya cevap vermek için çok küçüktüm.

Yine de…

Beni vücuduyla koruduktan sonra geriye sadece bir çift elden ibaret kalan anneme baktıkça gözyaşlarıma engel olamıyordum.

Ve içimden şöyle geçirdim—

Yaşamak istiyorum!

Onaylandı. Çağıranın talebine yanıt veriliyor… Başarılı.

Artık dayanamıyorum. Çok korkunç; çok sıcak. Yardım et anne…

Orada öylece yatıp ağladım, artık alevlerden korkmaksızın kendim için yaşamayı diledim.

Onaylandı. Ekstra Yetenekler Alev Kontrolü ve Alev Saldırısı İptali… başarıyla kazanıldı.

Ardından dileğim gerçek oldu.

Sadece… tam da umduğum şekilde değil.

Bir sonraki uyanışımda bir canavarın inindeydim, karşımda tek bir adam duruyordu. Mavi gözleri, uzun sarı saçları, keskin yüz hatları ve çekik uzun gözleri vardı. Ten o kadar solgundu ki neredeyse arkasını görebileceğimi sandım. O saf güzelliği, neredeyse herkesin onu bir kadınla karıştırmasına sebep olabilirdi.

Adı Leon Cromwell’di —bu dünyanın en güçlü figürlerinden biri, insan ırkından yükselmiş sözde bir İblis Kralı. Aynı zamanda “Platin İblis” olarak da bilinirdi. Beni şöyle bir süzdü.

“… Yine mi başarısızlık,” diye fısıldadı, beni gördüğüne hayal kırıklığına uğramış gibiydi ve sonrasında bana en ufak bir ilgi bile göstermedi.

Belki de bu yüzden, tüm vücudumu kaplayan ağır yanıklara rağmen beni öldürme zahmetine bile katlanmadı. Ölümün eşiğindeydim ve onun umurunda bile değildim. Sadece hayata tutunmaya çalışan ve kendi hâline bırakılırsa çok geçmeden öleceği şüphesiz olan cılız bir kız çocuğuydum.

Bu düşünceye tahammül edemiyordum. Hâlâ hayattaydım. Terk edilmek istemiyordum. Ve o anı asla unutmadım. Beni süzüp bir kenara fırlattığı o çaresiz ve kahredici anı. O hafıza, hayat yolculuğumun geri kalanında peşimi hiç bırakmadı.

O zamanlar sığınacak kimsem, hayatta kalmak için ihtiyacım olan gücün zerre kadarı yoktu. Yola devam etmek için tek şansım Leon’du, benim iblis kralımdı. Benim için gücü simgeliyordu ve onun tarafından terk edilmek kelimenin tam anlamıyla ölüm demekti.

Sanırım bunu içgüdüsel olarak anlamış olmalıyım ki, hiç düşünmeden elimi Leon’a doğru uzatmışım.

“Yardım… Yardım et bana…”

Ama iblise doğru uzattığım o özlem dolu kol ona ulaşamadı. Kendimden ümidi kestim ve bununla birlikte öfke geldi.

Ahh… Gerçekten burada öleceğim…

Beni kurtarıp ardından ölüme terk etmesindeki o katıksız bencillik, bir türlü hazmedemediğim bir şeydi.

“Seni yalancı,” dedim, kalan son gücümü toplayarak. “Bana yaşamak isteyip istemediğimi sormuştun.”

Doğrudan iblise dik dik bakarken gözyaşlarıma engel olamıyordum. Artık mantıklı bir cümle kuracak durumda değildim ama düşüncelerimi özetlemem gerekseydi, sanırım şöyle bir şey olurlardı:

Beni çağırdın, benden vazgeçtin… Beni görmezden geldiğine inanamıyorum! Bu çok acımasızca!

En nihayetinde beni kurtaran şey yine bir iblisin anlık hevesi oldu. Gözleri tekinsiz bir şekilde bir kez daha parıldadı. “Heh. Yalancı demek, ha?” diye fısıldadı. “Bir dakika…”

Bu meşum cevap içimi endişeyle doldurdu; ama ölümcül yanıklarım yüzünden elimden başka hiçbir şey gelmiyordu. Yapabileceğim tek şey bu canavarın, bu Leon’un iradesi önünde boyun eğmekti.

“Seni sadece bir çöp parçası sanıyordum,” dedi, “ama belki de alevlere uygunsundur.” Ardından ateş devi Ifrit için çağırma büyüsünü etkinleştirdi. Onun için çocuk oyuncağıydı. Herhangi bir büyü sözü bile gerekmemişti. Dev ortaya çıktığında ise ona öylesine bir emir savurdu:

“Sana bir beden veriyorum. Onu iyi kullan.”

Leon’un bana bir insandan daha değersiz davrandığını gösteren açık bir kanıttı bu. İçimdeki çaresizlik nefrete dönüşmeye başladı. Bu travma daha o kadar küçük bir yaştayken zihnime kazınmıştı.

“Yaşamak mı istiyorsun? Eğer yaşamak istiyorsan, bana iradeni göster!”

Muhtemelen sadece benim hayal gücümdü. İblis Kralı’nın bana asla böyle bir şey söylemiş olmasına imkân yoktu. Yanıklarıma yenik düşmeden hemen önce bana el uzatmış olmasına imkân yoktu.

Ama gerçek şuydu: Bedenimin ele geçirilmesi sayesinde, onun sayesinde hayatta kaldım.

Çağrılan Ifrit emre uyarak kendini benim o genç bedenimle birleştirmeye çalıştı. Anında uzuvlarımın hissizleştiğini hissettim. Sanki Ifrit bedenimi benden söküp almaya çalışıyor gibiydi. Tam da Leon’un emrettiği gibi, bedenimi kendi kullanımı için ele geçirmeye çabalıyordu.

【Doğrulanıyor.】 【Yaşamak için Ifrit tarafından ele geçirilmeyi diliyor musunuz?】

【Evet】

【Hayır】

İçime akan o korkunç güç karşısında büzülürken, içimden sessizce dua ettim.

Ölmek istemiyorum! Henüz değil! Ama… Yapamam… Eski benliğimin yok olup gitmesine izin veremem!

【Doğrulandı.】 【Ifrit tarafından ele geçirilme…】 【başarılı.】 【Ifrit’in ele geçirmesi Shizue Izawa’nın büyü zerreciklerini (magicules) dengeliyor…】 【Başarılı.】 【Ayrıca, Benzersiz Yetenek “Sapkın”…】 【başarıyla elde edildi.】

Böylece, inanılmaz bir tesadüfler zinciri sayesinde hayatta kalmayı başardım.

Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman (LN)

Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman (LN)

Tensei Shitara Slime Datta Ken (LN), Regarding Reincarnated to Slime (LN), Tensura (LN), That Time I Got Reincarnated as a Slime (LN), 关于我转生后成为史莱姆的那件事简介, 転生したらスライムだった件
Puan 8
Durum: Devam Ediyor Yazım Şekli: Yazar: , Sanatçı: , Yayınlanma Tarihi: 2014 Anadil: Japanese
Bir adam, iş arkadaşını ve iş arkadaşının yeni nişanlısını yolun dışına ittikten sonra kaçan bir soyguncu tarafından bıçaklanır. Kanlar içinde yerde can çekişirken bir ses duyar. Bu ses tuhaftır ve ona [Büyük Bilge] eşsiz becerisini vererek bakire olmaktan duyduğu pişmanlığı sonlandırır! Onunla dalga mı geçiliyor?!!

Yorum

0 0 votes
Oyla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Seçenekler

karanlık modda işlevsizdir
Sıfırla