Re:Monster Cilt 4 – Bölüm 11 / 146. Gün

146. Gün

Bugün de sabah erkenden, daha güneş doğmadan muhafızları eğiterek yine kan ter içinde kaldım.

Her bir muhafızın bireysel potansiyeli mükemmeldi. Kraliyet mensuplarının yaşadığı sarayı korudukları için hepsi yetenekli kişilerdi. Onlara sürekli sıradan muhafızlar deyip duruyordum ama gerçekte esasen Erkek Fatma Prenses’in kişisel kraliyet muhafızlarıydılar. Sürekli yanında olan tek kişi genç şövalyeydi ancak üstlendikleri roller pek çoktu.

Etkileyici bir hızla gelişen muhafızların arasında, genç şövalyenin gelişimi özellikle göze çarpıyordu. Nedenlerden biri silah değiştirmesiydi. Çocuk son zamanlarda kılıç yerine kısa mızrak kullanmaya başlamıştı.

Tetikleyici unsur, bir süre önce ona mızrak kullanmayı denemesini önermem olmuştu; ancak dürüst olmak gerekirse bu kadar çabuk geçiş yapmasını beklemiyordum. Tabii kılıcı tamamen bırakmış değildi; yine de yıllardır kullandığı silahı değiştirmek epeyce düşünmesini gerektirmiş olmalıydı.

Sonuç olarak hareketleri muazzam bir gelişme göstermişti. Kendimi tuttuğum doğruydu fakat sahte bir dövüş sırasında mızrağın ucuyla beni sıyırmayı başarmıştı; dolayısıyla kısa mızrak konusundaki yeteneğinin kılıçtaki yeteneğini aştığı şüphe götürmezdi.

Çocuk kısa mızrak kullanarak gelişmeye devam ederse, günün birinde Destansı Uyanmış veya Ana Kadro seviyesine, ya da en azından buna yakın bir seviyeye ulaşabileceğini içten içe umuyordum.

Hatta gerçekten o seviyeye ulaştığını ve ardından potansiyel olarak bize düşman kesildiğini hayal ettiğimde neredeyse ağzımın suyu akıyordu. O vakit geldiğinde kesinlikle çok… lezzetli bir varlık haline gelecekti.

Henüz bir Destansı Uyanmış veya Ana Kadro yememiştim. Tadının enfes olması gerektiğini tahmin edebiliyordum.

Bir tanesini yiyip denemek istiyordum. Gerçekten çok istiyordum.

Domuz ve sığır yetiştiren besi çiftçileri de böyle mi hissediyordu acaba? Höpür.

Hayır, hayır, durmam lazım.

Neyse, en çok da çocuğun iyiliği için bunların hiçbirinin yaşanmamasını umalım.

Benim için genç şövalye gelecekte dört gözle beklenecek bir şeydi; ancak katettiği gelişme, çevresindekiler üzerinde de beklenmedik bir etki yaratıyordu. Muhtemelen onun bu ilerlemesinden ilham alan Auro ve Argento da ona yenilmemek için sıkı çalışıyorlardı. Neredeyse aralıksız birlikte antrenman yaptıkları için ikisi de çocuğu bir rakip olarak görüyor gibiydi.

Rekabet edebilecekleri ve yan yana gelişebilecekleri birinin varlığı, Auro ve Argento’nun gelişimi açısından bir çok yönden elverişliydi.

Temel eğitim bittiğinde Kehribar Saray’ın banyolarında yıkanıp temizlendik. Öğleden sonra bireysel antrenman yapmayı planlıyordum ancak Erkek Fatma Prenses yine krallık başkentini gezmek istediğini söyleyince kendimi tekrar ona eşlik ederken ve şehirde dolanırken buldum.

Doğal olarak gezinti sırasında yine çeşitli olaylar yaşandı fakat hepsi oldukça önemsiz şeylerdi; bu yüzden ayrıntıları geçelim. Adam kaçırma odaklı küçük bir suç örgütünü ortadan kaldırıp tüm üyelerini yemekten ve Krallık’ın müttefiki İmparatorluk dışındaki ülkelerden—Canavar Kral Lionel tarafından yönetilen Estgrand Canavar Krallığı, İblis İmparatoru Hulton tarafından yönetilen Atalacua İblis İmparatorluğu ve insan üstünlüğünü savunan Lumen Kutsal Krallığı gibi ülkelerden—gelen birkaç istihbarat ajanını arka sokaklarda midesine indirmekten ibaretti. Ayrıca zengin bir tüccarın belli bir soyluya verdiği rüşvete dair bilgiler de elde etmeyi başardım.

Gerçekten üzerinde durmaya değecek bir şey değildi. Düzinelerce insan yememe rağmen tek bir yetenek bile kazanamadım.

Güneş battıktan sonra birlikte Kehribar Saray’a döndük.

Yarın izin günüm ve uçarak bir Türetilmiş Zindan’a gidip orayı keşfetmeyi planlıyorum. Hazırlıklar kusursuz.

Re:Monster

Re:Monster

Re:Monster -Shisatsu Kara Hajimaru Kaibutsu Tensei-ki-, Re: Monster~Monster reincarnation chronicle starting after being stabbed to death~, Re:Monster ~刺殺から始まる怪物転生記~
Puan 7
Durum: Devam Ediyor Yazım Şekli: Yazar: Sanatçı: Yayınlanma Tarihi: 2011 Anadil: Japonca
Tomokui Kanata, talihsiz bir ölüm geçirdikten sonra en zayıf ırk olan goblin ırkının bir üyesi olarak yeniden dünyaya gelmiş ve kendisine yeni bir isim olan Rou verilmiştir. Ancak goblin Rou, alışılmadık bir evrim geçirerek önceki hayatının anılarını korumuş ve yemek yiyerek statü artışı kazanma yeteneği ile kutsanmıştır. En güçlü olanın hayatta kaldığı bu alternatif dünyada, goblin partisi sonunda bu dünyanın kahramanları haline gelecek mi?

Yorum

0 0 votes
Oyla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Seçenekler

karanlık modda işlevsizdir
Sıfırla