High School DxD Cilt 20 – Bölüm 4 / Anne Bafalar

Anne Bafalar

High School DxD Cilt 20 – Bölüm 4 / Anne Bafalar

O gece— Azazel-sensei’nin raporunu dinledikten sonra [DxD] üyeleri önce dağıldılar. Yarından sonra, Raiser ve Ravel Phoenix kardeşleri geri getirmek için önce az önce bahsi geçen İblis Kralı Ajuka Beelzebub ile buluşacaklardı. Yer altındaki büyük banyoda Asia ile yıkandıktan sonra Rias, merdivenlerden yukarı çıkarken konuşmaya başladı.

Ravel-san ve Raiser-san’ın güvende olmasına gerçekten çok sevindim.

Asia elini göğsüne koyarak rahatlamış bir halde gülümsedi. Sadece Ravel için değil, Raiser için de endişelenen Asia’nın bu hali, Rias için onu sevimli bir kız kardeş yapıyordu. Rias gülümseyerek karşılık verdi:

Evet, gerçekten çok iyi oldu. Ağabetime ve Azazel’e çok güvensem de yine de başlarına kötü bir şey gelmiş olabileceğinden korkuyordum ama endişelerim boşa çıktı.

Evet, ya bir ihtimal gerçekleşseydi… Bu dünyada kesinlik diye bir şey yoktu. Rias da bu prensibi çok iyi anlıyordu. Kahraman faction’ı ile yapılan savaşta Rias’ın en sevdiği insan — Hyoudou Issei bedenini kaybetmişti. O zaman yaşananları hatırlayınca, onun hayatta kalması tam anlamıyla bir mucizeydi. Normalde ölseydi bile bu anlaşılabilir bir şey olurdu. Ancak buna benzer bir şey yine yaşanmıştı. Raiser ve Ravel’in en kötü sonla karşılaşmış olmaları pekala mümkündü. Bu yüzden güvende olduklarını öğrendiklerinde kalplerinin derinliklerinden gelen bir mutluluk hissettiler. Sonuçta Raiser konusuna gelince, Rias onu profesyonel bir Derecelendirme Oyunu’nda yenmek istiyordu. Ravel’e gelince, Ise’nin mükemmel menajeri olarak ona olan inancı tamdı. Eğer Ravel olmasaydı, Ise hayallerini ve hırslarını gerçekleştirmek için bu kadar sorunsuz bir şekilde ilerleyemezdi.

Peki o ikisi nasıl olmuştu da İblis Kralı Ajuka Beelzebub’un yanına düşmüşlerdi? Bu haber şu anda gizli tutuluyordu ve üst düzey Şeytanların bile hepsi bilmiyordu, sadece az sayıda kişi haberdardı. Ve daha fazla dikkat çekilmesi gereken bir durum daha vardı. —Şampiyon Diehauser Belial’ın nerede olduğu. İmparator Belial görünüşe göre Phoenix kardeşlerle birlikte ortadan kaybolmuştu. Neden sadece Phoenix kardeşler hakkında haber vardı? İmparator Belial tam olarak nereye gitmişti?Gizem hâlâ çözülmemişti. Rias’ın kalbinde hâlâ bir huzursuzluk gölgesi duruyordu. Bu huzursuzluğun muhtemelen kötü bir yöne işaret ettiğini anlıyordu. Kahraman Faction’ından Cao Cao, Samael’i çağırdığında da Tepes Faction’ının yanına gittiklerinde de kelimelerle ifade edilemeyen bir his hep vardı; günün sonunda sonuç her seferinde trajik oluyordu. Tam da bu yüzden, içinde meşum bir his vardı.

Merdivenleri çıktıktan sonra buzdolabından içecek bir şeyler almak için Rias ve Asia oturma odasına doğru yürüdüler.

Ara, Asia-chan ve Rias-san gelmiş.

Ise’nin annesi oturma odasındaki masada bir şeylerle uğraşıyordu.

Banyodan yeni çıktık. Sakıncası yoksa sorabilir miyim, ne yapıyorsunuz anneciğim?

Rias ve Asia merakla bakmak için yaklaştılar—

Şey, albümler.

Ise’nin annesi bir kitabı eline alıp Rias ve Asia’nın görmesi için açtı.

Vay canına, bu bir fotoğraf albümü.

Ise’nin annesi aslında oturma odasının masasını fotoğraf albümleriyle doldurmuştu ve bunların içinde Ise’nin çocukluk fotoğrafları sergileniyordu.

Ah, bu Ise. Bunları size daha önce de göstermiştim.

Kokabiel’in saldırısına uğradıkları olaydan önce, Ise’nin odasında bunları daha önce görmüşlerdi. O zamanlar bunları incelerken kazara fazla heyecanlanmışlardı. Rias ve Asia kanepede yan yana oturup ellerine birer albüm alarak Ise’nin çocukluk fotoğraflarının tadını çıkarmaya başladılar. Daha önce fazla heyecanlandıkları için her albümün farklı bir başlığı olduğunu fark etmemişlerdi bile. [Issei’nin İlk OO’su] gibi şeyler yazıyordu.

Ise’nin büyüme sürecindeki her bir adımı gerçekten bunlara kaydetmişsiniz.

Rias yumuşak bir şekilde gülümseyerek sessizce söyledi.

… Bu bizim tek oğlumuz. Ne olursa olsun bizim için Ise bizim sevimli çocuğumuz. Bu yüzden arada sırada bu çocukluk fotoğraflarına bakarım, o zamanlar gerçekten çok sevimliydi.

Ise’nin annesinin sözleri hem Rias’a hem de Asia’ya bunu hissettirdi. —Ise ailesi tarafından derin bir sevgiyle seviliyor. Bu sadece annesinin şu anki gülümsemesinden ya da elindeki çok sayıdaki fotoğraf albümünden değil; Ise’yi ne kadar derinden sevdiklerini ve umursadıklarını gerçekten hissedebiliyorlardı. Aniden Ise’nin annesinin eli belli bir fotoğrafı görünce duraksadı.

Ah — işte bu.

Hem Rias’ın hem de Asia’nın bakışları Ise’nin annesinin işaret ettiği fotoğrafa odaklandı. Fotoğraftaki, ilkokul çağındaki Ise’ydi. Kendinden çok daha büyük bir olta kamışını tutmuş, gururla duruyordu.

Bu fotoğraf… nesi var ki?

Rias, Ise’nin annesine sordu.

Bu olta kamışı, o zamanlar kocamın en sevdiği oltasıydı. Balık tutmaya gerçekten çok meraklıydı. Ise’ye de o öğretti. Son zamanlarda balık tutmaya gitmese de küçükken Ise ile sık sık nehir kenarına ya da denize balık tutmaya giderlerdi.

Bu hikayeyi ilk kez duyuyorlardı. Ise demek balık tutmaya gidiyordu. Eğitim yaparken tuttuğu balıkları yediğini bilseler de… Ise’nin annesi konuşmaya devam etti:

Ise küçükken babasından etkilenip balık tutmaya giderdi. Ama bir gün birdenbire balık tutmayı bıraktı.

Ne oldu ki?

Asia’nın sorusuna Ise’nin annesi buruk bir gülümsemeyle karşılık verdi.

Fotoğraftaki o oltayı Ise kırmıştı.

Ise’nin annesinin bahsettiği şey, Ise’nin çocukluğuna dair kötü bir anıydı.

Deniz kenarında balık tutarlarken Ise, babasının mola vermesini fırsat bilip babasının oltasını izinsizce alıp balık tutmaya kalkışmış. Babasının oltasını kullanmayı o kadar çok istiyormuş ki, o oltayla kocaman bir balık yakalayıp takdir edilmeyi arzulamış… Ama günün sonunda oltayı doğru düzgün kullanamayıp kırmış işte. Babası çok sinirlenmiş, Ise de hüngür hüngür ağlayarak özür dilemiş. O zamanlar bayağı bir patırtı kopmuştu.

Her çocuğun küçükken buna benzer deneyimleri olmuştur. Rias da küçükken sırf ailesinin övgüsünü kazanabilmek için az baş ağrıtmamış, ama sonunda başını büyük belaya sokmuştu. Çocukluk anıları aniden gözünün önünden geçti; bir zamanlar öyle biri olduğuna kendisi bile inanamıyordu. Ise’nin annesi biraz buruk bir ifadeyle konuşmaya devam etti:

Babası sadece bir daha olmasın diye dikkatli olmasını söyleyip onu affetti. Ama Ise var ya, o çocuk… O günden sonra bir daha asla balık tutmaya gitmedi. Muhtemelen kendini hiç affetmedi. O çocuk tam olarak böyledir işte. Karşısındakini üzdüyse kendi de kahrolur ve özür dilese bile olayı bir türlü kafasından atamaz.

… Ise-san’ın böyle biri olması… Nasıl desem? Onu az çok anlayabiliyorum.

Asia içtenlikle yanıt verdi. … Gerçekten de öyle, Rias da ona hak verdi. O, yani Ise, tam olarak böyle bir insandı. Ne zaman trajik bir olay yaşansa, kendi suçu olmasa bile yine de sorumluluğu üzerine alırdı. —Böyle zamanlarda elinden gelen bir şey varsa hemen yapar; etrafındaki herkes onun bu haline üzülür ama o yine de kendini sorgulamakta ısrar ederdi. Ise, Asia’nın başına gelenleri hâlâ zihninden atabilmiş değildi. Eğer daha güçlü olsaydı Asia ölmeyecekti. Ama sırf bu yüzden, tam da şu anki gibi güçlü birine dönüşmüştü.

… O çocuk, Asia-chan’ı üzecek bir şey mi yaptı yoksa? Yok canım, o çocuk asla Asia-chan’ı ağlatacak bir şey yapmaz. Aksine, Asia-chan’a yardım edemezse kahrolur.

Şey … Rias hiçbir şey diyemedi. Ise’nin annesi gözünü evladından hiç ayırmamıştı ve Ise’yi çok iyi tanıyordu. Kendi duygularının Ise’nin annesininkiyle yarışamayacağını hissetti; belki de annesinin Ise’yi kendisinden çok daha dikkatli gözlemlediğini söylemek daha doğru olurdu.

… Bunu biliyor muydunuz?

Asia’nın sorusunu duyan Ise’nin annesi gülümsedi.

Elbette biliyorum, ne de olsa onun annesiyim. Ise, Asia-chan’ın üzerine titrer. Kesinlikle o çocuğun kalbinde hâlâ kendini affedemediği, hâlâ kin beslediği bir şeyler var.

Ise’nin annesi onların gerçek kimliğini bilmese de, günlük hayattaki değişimleri sezebiliyordu. Bu büyük ihtimalle bir annelik içgüdüsüydü.Artık hiçbir şeyin gizlenemeyeceği o gün geldiğinde, Rias kendini buna çoktan hazırlamıştı. Ise’nin annesi sözlerine devam etti:

Tıpkı Ise’nin balık tutmayı bırakması gibi. Şu an bile kendini hâlâ affetmediği kesin.

Ise’nin annesi parmağını kaldırdı.

Ise’nin küçüklüğünden beri hiç değiştirmediği tek bir kötü huyu var.

Nasıl bir kötü huy acaba?

Rias’ın bunu sorduğunu duyan Ise’nin annesi başını eğdi ve fotoğraf çerçevesindeki Ise’nin küçüklük haline baktı.

Yanlış bir şey yaparsa kendisini asla affetmez. O konudan laf açmak bile defalarca yerlere kadar eğilip özür dilemesine yeter. Yüzündeki o ifade de her zaman aynıdır (acı ve pişmanlık dolu). Baktığınız an hemen anlarsınız. Ise’nin babası da onun bu kötü huyunu bilir. O çocuk her zaman aynı ifadeye bürünür.

Gerçekten de öyleydi; vicdan azabı çektiğinde sürekli ‘Hatalıydım’, ‘Çok özür dilerim’, ‘Kusura bakmayın’ diyerek özür dileyip dururdu. Rias, onun yüzünün her seferinde aynı şekli aldığını hatırladı (acı ve pişmanlık).

… Rias-san, Asia-chan. Sırası değil belki ama yine de söyleyeyim. Ise’yi size emanet ediyorum. Sapığın teki ve aptal olabilir ama dürüst bir çocuktur.

Evet, anneciğim.

Evet, anneciğim.

Annesi iki genç kızın ellerini sımsıkı tuttu ve başıyla derin bir onay verdi.

High School DxD

High School DxD

ハイスクールD×D, 하이스쿨 DXD
Puan 8.6
Durum: Tamamlandı Yazım Şekli: Yazar: Sanatçı: , Yayınlanma Tarihi: 2008 Anadil: Japonca
Ben, Hyoudou Issei, lise 2. sınıf öğrencisiyim ve yaşım kız arkadaşım olmadığı yılların sayısına eşit. Ve benim gibi birinin kız arkadaşı var! Üzgünüm arkadaşlar, yetişkin olma yolunda sizden önce ben yürüyeceğim! - Böyle olması gerekiyordu, ama neden kız arkadaşım tarafından öldürüldüm!? Ben hala bir şey yapamadım! Bu dünyada hiç Tanrı yok mu!? Ve beni kurtaran kişi okulumdaki en güzel kız, Rias Gremory-senpai. Şok edici gerçeği ondan öğrendim. O bir Tanrı değil, bir Şeytan. "Bir Şeytan olarak yeniden doğdun! Benim için çalış!" Senpai'nin göğüslerinin ve ikramlarının cazibesine kapılarak reenkarne olmuş bir Şeytan olarak hayatım başladı. Yani "Okul Hayatı×Aşk Komedisi×Savaş Fantezisi" burada sadece agresif ve dünyevi arzularla başlıyor!

Yorum

0 0 votes
Oyla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Seçenekler

karanlık modda işlevsizdir
Sıfırla