YOUJO SENKI Cilt 4 – Bölüm 8 / Son Söz
Cilt 4’ü eline alan herkese selamlar, sizi beklettiğim için özür dilerim.
Ama yazın başında çıkaracağımı söylemiştim ve işte Haziran ayındayız! Haziran ayındayız (ve Haziran’ın son gününün bile şüphesiz yaz başı sayılacağını düşünüyorum). Dolayısıyla güçlü bir argüman sunup plana harfiyen uyduğumu söylememde bir sakınca yok bence.
Bir şey daha—yer kısıtlaması nedeniyle tüm ayrıntılara giremiyorum ama—Carlo Zen’in bir hafif roman yazarı olmadığını iddia eden o eğri büğrü propagandaya karşı dikkatli olun. Youjo Senki su götürmez bir şekilde hafif romandır. Tanım gereği, kesinlikle bir hafif romandır. Bu önemli, bu yüzden tekrar söyleyeceğim: Ne kadar kalın olursa olsun tamamen bir hafif romandır.
Önemli duyurular aradan çıktığına göre, şimdi son sözün asıl mevzusuna gelelim. İşte Youjo Senki’nin 4. Cildindeyiz.
Dürüst olmak gerekirse, o kadar çılgınca bir başlık ki bu kadar uzun süre devam ettirebileceğimden emin değildim, bu yüzden beklenmedik bir şansla kutsandığımı hissediyorum. Desteğinizin devamını diliyorum—hiçbir şey beni bundan daha mutlu edemezdi.
Tasarım için Tsubakiya Design’a, düzeltiler için Ukita’ya, editörüm Fujita’ya ve hepsinden önemlisi her zaman harika çizimler yapan illüstratörümüz Shinotsuki’ye içten teşekkürlerimi sunarım.
Şimdiyse, bu fırsatı değerlendirip Shinotsuki’ye yaptığım korkunç şey için içtenlikle özür dilemeyi vicdani bir borç biliyorum. Demiryolu toplarının cazibesini pek anlamayan Shinotsuki’nin zihni artık lekelendi. Çeşitli etkenlerin yanı sıra, insanları “Zırh delici tüfekler ne kadar havalı, değil mi?” demeye ikna etme hususundaki sorumluluğumu inkâr edemem.
Ama elimden ne gelirdi ki? Üzgünüm ama demiryolu topları adeta kanlı canlı birer şiirdir. Elimde değil.
Okuyucularım, lütfen unutmayın.
Youjo Senki; o romantizm ve hobinin yoğunlaştırılması, hobiden ve romantizmden oluşan bir çorba suyu elde etmek için su eklenmesi, romantizmin daha fazla hobiyle dikkatlice çeşnilendirilmesi ve ardından içine akıl almaz miktarda ağır sıklet unsurun atılmasıyla yapılmıştır.
Ve böylece hikâye doğuya doğru ilerliyor. Editörüme doğu cephesindeki savaşın “çok uzun sürmeyeceğini” söyledim, bu yüzden oldukça hızlı bir şekilde bitireceğimi tahmin ediyorum.
Kaydetmeye başladığımızdan beri insanlığın uzun tarihinin sadece küçük bir parçası, bu yüzden büyük resme bakıldığında kısa olmalı.
Ancak kısa olması, gardınızı düşürebileceğiniz anlamına gelmez! Hiç düşünmeden kendinizi kaptırırsanız, kendinizi demiryolu toplarına bayılırken bulabilirsiniz…
Tabii ki, Cilt 4’e kadar okuma nezaketini gösteren sizler için bu uyarı biraz geç kalmış olabilir.
Haziran 2015 Carlo Zen
1 Tuhaf Savaş: İki ordunun resmen savaşta olduğu ancak sınırın ötesinden birbirlerine bakmakla yetindiği durumlar. Tipik bir örnek, II. Dünya Savaşı’nın başında Almanya ile müttefikler İngiltere ve Fransa’nın neredeyse hiç kara savaşı olmadan karşı karşıya gelmesidir. En kötü durumlarda, ülkeler aslında birbirleriyle savaşta olduklarını bile unuturlar. Tek bir el ateş edilmeyen Üç Yüz Otuz Beş Yıl Savaşı adında uzun bir çatışma bile yaşanmıştır!
2 Ricardo’nun Karşılaştırmalı Üstünlükler Modeli: Karşılaştırmalı maliyetler teorisi olarak da bilinir. Ticaret teorisinin temelidir. Son derece basit bir ifadeyle, herkesin iyi olduğu şeyi üretip ticaretini yapması gerektiğini söyler.
3 Savaşın sonunda esir alınan Almanlar: II. Dünya Savaşı’nın sonunda tüm Almanlar batıya doğru yöneldi… çünkü Sovyet Ordusu’na teslim olurlarsa başlarına ne geleceğini bilmiyorlardı.
4 HUMINT (İnsan İstihbaratı) Açısından: Özetle HUMINT, ikili ilişkiler, konuşmalar ve medyadan istihbarat toplanmasıdır. Bir zamanlar Komünizmin özellikle cazip olduğu ve her yerde Komünistlerin cirit attığı bir dönem vardı. Adam devşirmek çok kolaydı! Bu arada, Carlo Zen insanları “Komünizm Tutkunu” olarak devşirmeyi umuyor. Aklınızı başınızda tutun!
5 Halk sizin taş duvarlarınızdır: Takeda Shingen’e göre, “Halk sizin kaleniz, taş duvarlarınız, hendeğinizdir. Onları koruyun ki onlar da sizi korusun.” Kalenizi ne kadar sağlam inşa ederseniz edin, içine kapananlar nihayetinde insanlardır. Savunma hatlarınızda birlik yoksa, bu bir işe yaramaz; bu nedenle halkınızın kalbini kazanmak son derece önemlidir. Bu arada Stalin’in yöntemi halkı kalesi gibi sömürmek, korunmak için onları duvar gibi kullanmak, hendek gibi başkalarının yoluna çıkarmak, sadece yeminli yoldaşlarına güvenmek ve kötü niyeti olabilecek herkesi düşman olarak yok etmekti.
6 Zırva-guchi: Bunu açıklayacağım! General Zırva-guchi, yalnızca tek bir özel açıdan değerlendirecek olursanız tüm dünyadaki en korkunç generallerden biriydi! Gerçek adı Renya Mutaguchi idi. İmphal’da Japon Ordusu’nun hatlarını tek başına yok etme becerisi, Japonya’nın en cesur generalleri arasında bile Canavar-guchi olarak korku salmasına neden oldu. Bu arada kendisi Japon İmparatorluk Kara Kuvvetleri üyesiymiş gibi görünüyor.
54 John Bull Ruhu: Savaşa veya spora uygulanabilen nazik, yüce, yılmaz bir ruh. Ama yemekleri şüphelidir. Açıklamam gerekirse, Lojistiğe yük bindirmemenin günlük bir uygulaması olduğunu söylerim.
8 Revizyonistler: “Hataları düzeltme” bahanesiyle “değişiklikler” yapan mükemmel, bilimsel Komünizme karşı tepki. Bu arada, bilim görünüşe göre hataları düzeltme sürecidir.
9 Doolittle’ın Tokyo Baskını: Bir uçak gemisinden fırlatılan konvansiyonel bombardıman uçaklarıyla Tokyo’yu bombalayan Yanksi iblisleri. Bir uçak gemisinden konvansiyonel uçakları havalandırmayı başarabilecek tek kişi muhtemelen onlar.
10 Kritik Arazi: Askeri coğrafacıların ne pahasına olursa olsun ele geçirmek istedikleri önemli bir toprak parçası. Örneğin, Yamazaki Muharebesi’ndeki Tennōzan Dağı, Port Arthur Kuşatması’ndaki 203 Rakımlı Tepe. O konumlar ele geçirilseydi savaş kaybedilirdi.
Fakat tarihte, kritik araziyi düşmanı yemlemek için kullanan Napolyon adında bir tuhaf adam vardır. Pratzen Tepeleri’ni terk etti ve düşman oraya doğru gezinmeye başladığında onları ezdi… Normalde işler öyle yürümez.
11 İdeolojik Eğitim: Doğru sosyalizmi kurmak için partinin siyasi teorisini inceleyelim! Ha? Ordudayız, o yüzden bizimle bir ilgisi yok mu?! İsyan! Ne kadar eğlenceli bir ders.
Görünüşe göre askerler bu “sınıf içi eğitimin” o kadar da kötü olmadığını hissettiler—çünkü tek yapmaları gereken oturmaktı.
12 Savaş Çığırtkanı: Savaş delisi. Şu Shimazu klanı havaları.
13 Nomenklatura: Komünist Parti üyelerinin dizini. Bu dizinde kayıtlı değilseniz, döviz mağazalarını kullanamaz ve terfi alamazdınız. Ama lütfen bana inanın. Komünist Parti, sınıfsız ve eşit bir toplum yarattı!
Yoldaş Stalin. Çelik adam. Sovyetler Birliği’nin lideri. Muhtemelen herkesten daha fazla Sovyet vatandaşını ve subayını tasfiye eden kişi.
Prusya yapımı bir diplomasi makinesi. Almanya’yı kurarken gösterdiği verimlilik neredeyse akıl dışıydı. Bunu üç adıma bölecek olursak: İlk adımı, Avusturya’yı Danimarka ile savaşa çekip İngiltere’nin müdahalesini bertaraf ettiği o dâhiyane diplomatik hamlesiydi. Ardından, Fransa ve Rusya’nın tarafsız kalmasını sağlayarak, Danimarka’dan gasp edilen toprakların kontrolü üzerine çıkan kavgada Avusturya’yı bozguna uğrattı. Ve son olarak, Avusturya’nın sempatik bir tarafsızlık korumasını sağlayıp Fransa’yı ezdi; hemen ardından da Alman imparatoruna Fransız sarayında taç giydirdi!
Fransa’nın tescilli rüzgârgülü. İnanması güç ama, bu gizli polis teşkilatı başkanı devrime başından sonuna kadar katıldı ve sadece hayatta kalmakla kalmayıp bir de zaferle çıktı! … Cidden, o badirelerden nasıl sağ çıkabildi ki?
Askerî başarıların yanlış atfedilmesine dair bir örnek. İmparatorluk Genel Karargâhı her bir birimden gelen raporları topladığında, batırılan veya imha edilen toplam sayı “on dokuz uçak gemisi, dört zırhlı, yedi ticari kruvazör ve tipi belirlenemeyen on beş tekne” olarak kayıtlara geçmişti—büyük bir zaferdi—ancak gerçekte sadece iki ticari kruvazör imha etmişlerdi.
Dürüst olmak gerekirse, savaş alanını bilen herkes bu tür sonuçlara şüpheyle yaklaşırdı; fakat bu durum en nihayetinde insanların sadece inanmak istediklerine inanmasından ibarettir.
Lageri, toplama ve zorunlu çalışma kampları sistemidir. Bu arada, o dâhi Sovyetler köle işçiliğine karşıydı.
