High School DxD Cilt 25 – Bölüm 12 / Sonsöz

Sonsöz

Yirmi dördüncü cildin devamı olarak işte karşınızda yirmi beşinci cilt. Aslına bakarsanız, bu “ekssiz” High School DxD için final cildi oluyor. Vay be, ne son ama! Ah, ama bu High School DxD’nin tamamen bittiği anlamına gelmiyor tabii ki. Detayları sonsözün ikinci yarısında kaleme aldım fakat bir sonraki sayıdan itibaren hikaye, Cilt 1’den baştan başlayarak [True High School DxD] adıyla devam edecek. Yani yirmi beşinci cilte kadar devam eden bu “ekssiz” DxD serisi, harika bir noktada sona ermiş oldu.

Gerçi her şey “Rossweisse’nin cildinin kapağında Rossweisse olmalı!” kafasında gelişse de… “DxD’nin sonu için neyi seçerdin?” diye sorulduğunda, “Tabii ki de Rossweisse!” gibi esprilerle cevap vermiştim. Aslında dördüncü arktan sonra numaralandırmayı sıfırlamak istiyordum ama zamanlama pek uymayınca kendimizi doğrudan son arkın içinde bulduk. Bu sonsöze biraz ağır bir giriş yapmış olsam da, madem son ciltteyiz, bahsetmek istediğim pek çok şey var.

Tam ten yıl sürdü bu serileşme macerası.

Bu yıl (2018), High School DxD’nin yayın hayatındaki onuncu yılı olduğu için bizim onuncu yıl dönümümüz. Beş yıl boyunca devam etmenin bile muazzam kabul edildiği bu sektörde, tam ten yıl boyunca bir hafif roman yazabilmiş olmam tamamen hayranlar ve ekip sayesindedir. Bir kez daha hepinize yürekten teşekkür ederim.

Bu ten yıla dönüp baktığımda, her bir arkta ayrı bir zorluk ve mücadele serisi vardı. İlk ark (Cilt 1~2) hikayenin başlangıcı olsa da, bu iki cildin tek başına eksiksiz bir hikaye olduğunu düşünüyorum. DxD dünyası oradan itibaren ikinci, üçüncü ve sonraki arklarla genişlemeye devam etti. İlk serim olduğu için oldukça zorlandım. Yeni bir şeye evrilmek için… Dördüncü ark ve son ark (Kızıl Ejder İmparatoru’nun Uyanışı ve Turnuva arkı) işlediğim en zor temalardı; yazmaya devam ederken cidden büyük mücadeleler verdim. Özellikle de son arkı yazmak epey güçtü. Turnuva ve takım savaşları, güç dengelerinin fırlaması gibi detaylar her ciltte kafamı patlatmama neden oldu.

Şu an için işin en zor kısmı ise Tanrılar konusu. Öncelikli olarak, aşırı güçlü ve ana Tanrılar Trihexa ile dövüşmek için İzolasyon Bariyer Alanı’na gittiler. Hindu mitolojisi dışındaki savaş odaklı ana Tanrıları araştırdığımda ise düşündüğümden çok daha az olduklarını gördüm (genelde kültür ve sanatla ilgili Tanrılar çoğunluktaydı). Ayrıca hikayede daha önce bahsettiğim Tanrılara benzeyenler de vardı. (Gerçi kötü adamların birbirine benzemesini pek sorun etmiyorum ama.) Bir de önceden kuralları belirlenmiş dövüşleri sevmeyen Tanrılar var. Sonuçta hep istediğim verimi alamadım ve dahil etmek istediğim halde beklenmedik şekilde onları dışarıda bırakmak zorunda kaldım. Güçlü olan ama çok kıyıda köşede kaldığı için “Bu Tanrılar dövüşüp eşsiz bir güçle ana karakteri ezse nasıl olur?” diye bocaladığım Tanrılar da oldu ve en nihayetinde turnuva bu hali aldı. Daha doğrusu, araştırdıkça Hindu mitolojisiyle ilgili öyle şeyler çıktı ki onları hikayeye nasıl dahil edeceğimi bilemeyip sıkıntıya düştüm ve ekleyemedim. Yine de Tanrı Mahabali sanki biraz ayıp etti gibi…

Ayrıca onları eklerken beni çarpabilecek ya da başıma kötü bir şey gelmesine sebep olabilecek Tanrıları da bilerek hariç tuttum. Özellikle de Japon Tanrılarıyla olan bağlantılar hususunda. Yazılarıma dahil ettiğimde başımı ağrıtabilecek olanları elendim.

Bu yüzden hikayenin gidişatı (ana karakterlerin gelişimi, canavar efsaneleri, Longinus ayarları) bir yana, Sakra’dan başlayan ve daha önce ortaya çıkan diğer önemli Tanrılar dışındakilerin geri çekilmesini sağladım. Sırf turnuva arkındayız diye aklıma gelen her şeyi boca edemeyeceğimi anladım.

Her yeni ark eklediğimde hikayenin kurgusu, mitoloji ve efsaneler arasında ikilemde kalmaktan patlama noktasına geliyordum. Eh, sonuç olarak ana karakter cephesinin gelişimi de epey bocalayıp yön değiştirdi tabii.

Ve şimdi, gelelim [True High School DxD] konusuna…

Bir sonraki sayıdan itibaren başlayacak olan [True High School DxD] arkı da aynı şekilde son ark olacak. Peki öyleyse neden numaralandırmayı sıfırladım? İşin içinde bazı yayıncılık/şirket işleri olsa da, bir yazar olarak benim şahsi fikrim Ise ve Rias’ı bir kez daha birlikte hareket ederken göstermek istememdir. Turnuva arkında Ise’nin takımını çizmek eğlenceliydi ama beklendiği gibi o zamanki Gremory hizmetkarlarını ve fazlasını yazmak istedim. Bu yüzden True DxD’de temiz bir başlangıç yapıp o zamanki takımı resmetmeyi ve turnuvanın geri kalanını yazmayı düşündüm.

Rias, Akeno ve Koneko başta olmak üzere farklı takımlara düşen karakterleri yeniden bir araya getirmek istedim. Etkenlerden biri de Derecelendirme Oyunu (Rating Game) savaşlarını yazmanın benim için her zaman zor olmasıydı. Kurallara dayalı bir dövüş sürekli hale gelirse bu eserin ruhuyla olan uyumu genelde bozuluyor. Bu yüzden özlenen Ise’nin Gremory Hizmetkarı olarak (gerçi kendisinin bir [Şah] olduğu gerçeği değişmese de) aktif rol oynamasını sağlamak istiyorum. Görünürde Turnuva devam ederken, perde arkasında Ise’nin hizmetkarları + Gremory Hizmetkarları (+ [DxD] takımından birkaç kişi) arasındaki hikayeyi işleyeceğim.

Bu “ekssiz” ana seriyi zaten aşırı uzatmaya niyetim yoktu. Turnuva arkının devamını final yapmayı planlıyorum. Yirmi iki ile yirmi beşinci ciltler eleme aşaması arkıydı; ana sahne arkı ise True DxD ile başlıyor. Cehennem yöneticilerinin ittifakı, geriye kalan Longinus’lar (yeni Longinus’lar dahil) ve daha önce bahsettiğim Tanrılar hakkındaki hikayeyi anlatabilirsem ne mutlu bana.

Plan, yirmi ikinci cildin sonsözünde bahsettiğimden daha uzun olacak. Ayrıca bu ciltte ortaya çıkan [Cennetin Seçilmiş On İki Göğsü] konusuna da değinilecek.

Bir şey daha; bu ciltte nihayet boy gösteren, [Innovate Clear] ve [Telos Karma] sahibi adam Kanzaki Mitsuya, çıkış eserim olan [Denpachi]’deki ana karaktere dayanıyor. Ancak aralarında doğrudan bir bağlantı yok, [Denpachi]’deki Mitsuya farklı biri. DxD’deki Mitsuya’yı başka bir olaya karıştığı için buraya yolu düşmüş biri olarak düşünürseniz sorun kalmaz. Önce [Denpachi]’yi okumamış olsanız bile hiçbir sıkıntı yaşamazsınız. Sonuçta bu sadece DxD’nin paralel hali. Yani bunu bir tür “star system” (yıldız sistemi) gibi düşünürseniz gayet uygun olur.

Ve şimdi, teşekkür kısmı. Bu ekssiz serinin sonuna kadar yanımda olan herkese, Miyama Zero-sama’ya, başeditör T-sama’ya sonsuz teşekkürler. Devam serisi olan [True] için de desteklerinizi bekliyorum.

Bir sonraki cilt olan [True High School DxD]’nin yaz civarında çıkması planlanıyor.

Ayrıca bundan önce, bu yılın nisan ayından itibaren yeni TV anime serisi [High School DxD HERO] yayına girecek. [HERO] ismi, Ise’nin [H] harfi ile [ERO] sözcüğünün birleşiminden oluşuyor ve Göğüs Ejderi’nin doğumunu simgeliyor. İçerik ise dokuz ve onuncu ciltleri kapsayacak.

Bu yıl hız kesmeden [True DxD], [DxD HERO] ve [Düşmüş Köpek Tanrı —SLASHDOG—] projelerinde bana eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim.

High School DxD

High School DxD

ハイスクールD×D, 하이스쿨 DXD
Puan 8.6
Durum: Tamamlandı Yazım Şekli: Yazar: Sanatçı: , Yayınlanma Tarihi: 2008 Anadil: Japonca
Ben, Hyoudou Issei, lise 2. sınıf öğrencisiyim ve yaşım kız arkadaşım olmadığı yılların sayısına eşit. Ve benim gibi birinin kız arkadaşı var! Üzgünüm arkadaşlar, yetişkin olma yolunda sizden önce ben yürüyeceğim! - Böyle olması gerekiyordu, ama neden kız arkadaşım tarafından öldürüldüm!? Ben hala bir şey yapamadım! Bu dünyada hiç Tanrı yok mu!? Ve beni kurtaran kişi okulumdaki en güzel kız, Rias Gremory-senpai. Şok edici gerçeği ondan öğrendim. O bir Tanrı değil, bir Şeytan. "Bir Şeytan olarak yeniden doğdun! Benim için çalış!" Senpai'nin göğüslerinin ve ikramlarının cazibesine kapılarak reenkarne olmuş bir Şeytan olarak hayatım başladı. Yani "Okul Hayatı×Aşk Komedisi×Savaş Fantezisi" burada sadece agresif ve dünyevi arzularla başlıyor!

Yorum

0 0 votes
Oyla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Seçenekler

karanlık modda işlevsizdir
Sıfırla