High School DxD Cilt 16 – Bölüm 6 / Gasper Balor

Gasper Balor

High School DxD Cilt 16 – Bölüm 6 / Gasper Balor

Rizevim’in arkasında yıkım bırakıp gittiği Tepes kalesinin kasabasında, Kötü Ejderhalara dönüşen Vampirlerin baskını nihayet sona ermişti—.

Gasper’ın o karanlığı da çekilmişti…… ama kasabanın aldığı hasar korkunç boyuttaydı.

Yollar, binalar, her şey ama her şey tanınmaz hale gelecek şekilde yerle bir olmuştu.

Tepes tarafı ile Carmilla tarafında sağ kalan görevliler, sivilleri sığınağa ulaştırmak için var güçleriyle çabalıyorlardı. Doğu kapısının ilerisindeki yeraltı sığınağında, başında esas olarak Asia’nın bulunduğu acil yardım ekibi, yaralı sivilleri iyileştirmek için canla başla çalışıyordu.

Ben de eski haline dönen Gasper’a refakat etmek için kaleye geri dönmüştüm. …… Kale, seri üretim Kötü Ejderhaların saldırıları yüzünden harap bir haldeydi.

Derken yere çökmüş, bitkin düşmüş bir kız takıldı gözüme. Elmenhilde’ydi bu.

“…… Olamaz…… Aramızda hainler olduğuna inanmak istemiyorum…… üstelik Kötü Ejderhalara dönüştüler…… ve şimdi de vatanımız bu halde…… …… Peki ben şimdi ne yapacağım……?”

Bütün umudunu kaybetmiş gibi böyle şeyler mırıldanıyordu.

…… Kendisini destekleyen kadın görevliden, Carmilla’nın kale kasabasının da Kötü Ejderhalar tarafından saldırıya uğradığını öğrenmiş olmalıydı. Az önce Ajan-sensei’den öğrendiğime göre, Cennet tarafının Cesur Azizleri (Brave Saints) oraya zorla müdahale edip Kötü Ejderhaları püskürtmeyi başarmışlar.

Oradaki kasabanın durumunun buradankinden katbekat daha kötü olduğunu duydum. Sensei, hem Tepes hem de Carmilla tarafının toparlanmasının epey zaman alacağı görüşündeydi.

Carmilla tarafında Kutsal Kâse’nin cazibesine yenik düşüp Kötü Ejderha’ya dönüşen ve kendi kasabalarına saldıranlar bile varmış.

Marius’un Kutsal Kâse’yi çıkarma ritüelini başlatmasının sebebi, Carmilla tarafının hamlelerinin gizlice bunlara sızdırılmış olmasıymış. Elmenhilde de bunu görevlinin raporundan öğrendi sanırım.

Ona ne diyeceğimi bilemez halde dururken, Gasper kalenin bodrumundan çıkageldi. Sırtında Valerie’yi taşıyordu. Biz o bodrumdan Rizevim’in gücüyle kalenin kulesine ışınlanmıştık ama Valerie bizimle gelmemişti.

Bu yüzden Gasper onu tek başına gidip geri getirmişti.

Tam Gasper’a yardım etmek için hamle yapacaktım ki. Karşısında dikilen birini gördüm.

Gasper’ın babasıydı bu.

“…………”

Vladi Hanesi’nin Lideri, Gasper’a sessizce baktı.

Gasper bir adım bile geri çekilmeden karşısında dikilip ilan etti.

“Ben Rias Gremory-sama’nın hizmetkar Şeytanıyım! [Fil], Gasper!”

Gasper başını öne eğdi.

“Bugüne kadar her şey için çok teşekkür ederim. Ama bir daha asla buraya dönmeyeceğim. Ve Valerie’yi de yanımda götürüyorum.”

Gasper babasının yanından geçip giderken ona şunları söyledi.

“—Bizim evimiz Japonya’da.”

Vladi Hanesi’nin Lideri gözlerini kapattı, tek bir kelime dahi etmedi—.

Benim bile küçük dostumun bu kadar delikanlıca duruşu karşısında göğsüm kabarmıştı.

Ancak bu, baba ile oğul arasındaki son konuşma oldu.

Baskının üzerinden üç saat geçmişti. Güneşin doğma vakti gelmişti.

Vampirlerin uyku vaktiydi yani. Sivillerin büyük çoğunluğu muhtemelen geceye kadar vakitlerini yeraltı sığınağında geçirecekti.

Doğaüstü Araştırma Kulübü, Bennia ve Rugal-san ile birlikte ana meydanda toplandı.

Anlaşılan Bennia ve Rugal-san, bodrumdaki savaş bittikten sonra Kötü Ejderhaları indirmek için yeryüzüne çıkmışlardı. İşlerini harbiden eksiksiz yapıyorlardı! Sitri grubundan da bu beklenirdi zaten!

Vali ise…… bir yerlere kaybolup gitmişti. Nereye gitti ki acaba…… Vali’nin en sonda o acayip hırslanmış ve sinirlenmiş ifadesi zihnime kazınmıştı adeta. Sensei daha sonra onu geri çağıracağını söyledi.

Sensei, Valerie’ye bir kez daha baktıktan sonra konuştu.

“Tahmin ettiğim gibi, Valerie’nin bilincini yerine getirmek için Rizevim’den çalınan Kutsal Kâse’yi geri almamız gerekiyor. Zaten en başından beri üçü bir arada olan alt-tür bir Kutsal Kâse’ydi bu. Rizevim bir tanesini çaldıktan sonra bile bilincini kıl payı koruyabilmişti sanki…… ama ikincisi de çekilip alınınca bilinci tamamen kapandı herhalde. Bunu düzeltmek için onu eski haline getirmemiz şart.”

Tam da düşündüğüm gibi, Rizevim’i—yani kendilerine “Qlippoth” diyen yeni Kaos Tugayı’nı yenmemiz gerekiyordu.

Şüphelerimi dile getirip ona sordum.

“İyi de üç tane Kutsal Kâse varken neden sadece bir tanesini aldı ki?”

Marius’un aksine Rizevim, Valerie’nin bir alt-tür Kutsal Kâse’ye sahip olduğunu biliyordu. Peki o zaman neden birden fazlasını alma arzusu duymadı? Beni şüphelendiren şey de tam olarak buydu.

“…… Bunu Vampirleri harekete geçirmek ya da siyasi gerekçelerle yaptığı sonucuna varabiliyorum ancak, tek bir tanesinin bile onun için yeterli gelmiş olma ihtimali var—. Hayır, birden fazlasını kullanmanın kontrolü zorlaştıracağına kanaat getirmiş olmalı. Sözlerine bakılırsa, tek bir tanesi bile Denge Bozan (Balance Breaker) seviyesine ulaşmasını sağlamaya yetiyor. Büyük ihtimalle Marius, Valerie’ye gücünü kullandırttığı sırada sadece tek bir Kutsal Kâse işlev görüyordu. Valerie’nin bedeni ikiden fazlasını kullanmaya dayanamayacağı için, Valerie bilinçaltında gücünü bastırmış olmalı. Her neyse, gerçeği yakında öğreneceğiz zaten.”

Anladım, demek tek bir tanesi bile yetiyordu. Yani bundan daha fazlasını kontrol edemeyeceğine karar vermiş olmalıydı. Eh, tek bir tanesiyle bile Vampirleri güçlendirmeyi—üstelik onları Kötü Ejderhalara dönüştürmeyi başardıklarına göre, gayet yeterli bir güce sahip olmalıydı.

Bir de kafamı kurcalayan diğer şüphe. Yeni yeteneğimle ilgili olan.

“Sensei, benim bu yeni yetenek hakkında……”

Beyaz Ejder İmparatorunun (Hakuryuukou) gücünün bu şekilde ortaya çıkacağı hiç aklıma gelmezdi. Aynı zamanda Dividing Gear’ı aktif etme gücümü de kaybetmiştim. Sonuçta saldırıları yansıtan o minik Ejderhalara dönüşmüştü.

Sensei kafasını yana eğdi.

“…… Bunun senin evriminden ziyade Ddraig’in yeni bir uyanışı olduğunu varsaymalıyım. Kendi aralarında İki Göksel Ejderhanın yaptığı o konuşmanın anahtar faktör olma ihtimali çok yüksek. Bunu daha detaylı araştırmam gerekecek muhtemelen. Tabii Vali meselesini de öyle.”

Yani bunun için de araştırmalarına kaldığı yerden devam etmesi gerekecekti ha. …… Düşündüğüm gibi, İki Göksel Ejderha benim yüzümden depresyona girmiş ve yine benim yüzümden barışmışlardı.

Vay arkadaş, harbiden garip bir durumdu bu. Ne tepki vereceğimi bile bilmiyordum ki! Neyse, konuyu burada kapatayım da Ddraig’in keyfinin yerine geldiğine sevineyim bari!

Sensei derin bir nefes vererek konuştu.

“Ayrıca Issei’nin bahsettiği o çakma Boosted Gear mevzusuna gelince…… Yapay Kutsal Ekipman, klonlama teknikleri, Kutsal Kâse’nin gücü ve daha pek çok tehlikeli yöntemi bir araya getirerek bunu başardıklarını tahmin edebiliyorum. Ddraig, Issei’nin içinde barındığı sürece iki tane Boosted Gear’ın var olması imkânsızdır. Bu yüzden o kesinlikle bir sahte. Hatta çakmanın da çakması bir kopya diyebiliriz. Yalnız, kullanıcı güçlü biriyse, göstergelerin ötesinde bir güç ortaya çıkarabileceği sonucuna varabiliyorum. Yine de dünya tersine dönse bile, Çakma Kutsal Ekipmanın temel potansiyeli orijinal Boosted Gear’ı geçemez.”

Sensei öyle diyordu da…… Durum buysa, içsel faktör olan benim Euclid’den fersah fersah geride olduğum anlamına geliyordu bu. …… Yani, bu Boosted Gear olmadan bir hiçtim doğrusu.

…… Canım sıkılmıştı. Daha çok çalışıp aramızdaki farkı kapatabildiğim kadar kapatmam gerekiyordu! Şeklime şemalime bakmayın, sonuçta Büyük Kızıl (Great Red) ve Ophis’in gücünü almıştım ben! O yüzden bu gücü olabildiğince ortaya çıkarmak istiyordum!

Ben kendi düşüncelerime dalmışken, Gasper nazikçe Valerie’nin yanağını okşadı.

“Valerie ile ilgilendiğiniz için çok teşekkür ederim, Azazel-sensei.”

Gasper, Sensei’ye minnettarlığını sunduktan sonra ayağa kalktı ve herkese şöyle bir baktı.

“…… Rias-başkan, Ise-senpai. Kararımı verdim.”

Gasper, gözlerinde güçlü ve kararlı bir ifadeyle ilan etti.

“—Kutsal Kâse’yi geri alacağım.”

! Gün doğumunun ışıklarıyla aydınlanan gündüz yürüyen Vampirimiz, şu anda hepimizden daha delikanlı, daha heybetli görünüyordu.

“Herkesten daha güçlü olacağım ve Kutsal Kâse’yi geri alacağım…… Valerie’yi kesinlikle kurtaracağım…… Ve Valerie ile her şeye en baştan başlamak istiyorum…… Valerie’yi kesinlikle kurtaracağım…… Kesinlikle kurtaracağım……!”

Kendini tutmaya çalışsa da gözyaşlarına engel olamayıp boğazı düğümlense de haykırdı.

“Valerie’yi kurtaracağım!”

…… Bu çocuk amma hızlı olgunlaşmıştı ya. Harbiden delikanlı bir yüz ifadesi takınmış, delikanlıca bir kararlılık sergiliyordu.

Kolumu onun omzuna atarak konuştum.

“Gasper, o Kutsal Kâse’yi kesinlikle geri alacağız!”

“Evet! O adamları ben de tepeleyeceğim!”

İşte harika bir yüz ifadesi. Tam bir erkek yüzüydü bu.

Kendisini kurtaran kadın için yaşamak. İşte erkekçe bir gaye diye buna derim ben!

Bu çocuk kesinlikle daha da güçlenecekti.

Çünkü—o da Kiba ve benim gibi Gremory’nin bir erkeğiydi.

Hâlâ uyanmamış olan Valerie’nin Grigori’nin araştırma enstitüsüne götürülmesine karar verildi ve biz de Japonya’ya dönme yoluna koyulduk—.

High School DxD

High School DxD

ハイスクールD×D, 하이스쿨 DXD
Puan 8.6
Durum: Tamamlandı Yazım Şekli: Yazar: Sanatçı: , Yayınlanma Tarihi: 2008 Anadil: Japonca
Ben, Hyoudou Issei, lise 2. sınıf öğrencisiyim ve yaşım kız arkadaşım olmadığı yılların sayısına eşit. Ve benim gibi birinin kız arkadaşı var! Üzgünüm arkadaşlar, yetişkin olma yolunda sizden önce ben yürüyeceğim! - Böyle olması gerekiyordu, ama neden kız arkadaşım tarafından öldürüldüm!? Ben hala bir şey yapamadım! Bu dünyada hiç Tanrı yok mu!? Ve beni kurtaran kişi okulumdaki en güzel kız, Rias Gremory-senpai. Şok edici gerçeği ondan öğrendim. O bir Tanrı değil, bir Şeytan. "Bir Şeytan olarak yeniden doğdun! Benim için çalış!" Senpai'nin göğüslerinin ve ikramlarının cazibesine kapılarak reenkarne olmuş bir Şeytan olarak hayatım başladı. Yani "Okul Hayatı×Aşk Komedisi×Savaş Fantezisi" burada sadece agresif ve dünyevi arzularla başlıyor!

Yorum

0 0 votes
Oyla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Seçenekler

karanlık modda işlevsizdir
Sıfırla