High School DxD Cilt 17 – Bölüm 1 / Hayat. 0
Hyoudou malikanesinin altı katı yukarıda, üç katı yerin altında olan süper lüks bir eve dönüştürülmesinin üzerinden neredeyse dört ay geçti. Yine de evin dört bir yanına gizlenmiş yeni odalar ve işlevler bulmaya devam ediyoruz.
Mesela geçenlerde bodrumun birinci katında gizli bir oda olduğunu öğrendim. Ses-görüntü/antrenman odasının ve devasa banyonun bulunduğu bodrum katında bulundu. O katın köşelerinden birinde bir çıkmaz sokak vardı ama birkaç gün önce gizli bir kapı keşfettik.
Rias’ın dediğine göre,
“Bu ev, Ajuka Beelzebub-sama’nın sponsor olduğu bir tasarımcı tarafından tasarlandı. Ve o tasarımcı da tıpkı Ajuka-sama gibi evlerde gizli odalar oluşturmaya pek meraklıdır, bu yüzden bu evde çok daha fazla gizli unsur var.”
Aynen böyle söyledi.
Cidden mi yahu? Bu evin daha ne tür gizli şeyleri var acaba……
Sonunda o odayı resmi olarak Kuroka ve Le Fay kaptı. Aslında terörist oldukları için yerin üstündeki bir kat yerine bodrumda kalmaları gerektiğine dair iyi bir mazeret uydurdular.
Şimdi gelelim diğer gizli unsura…… Ve şu anda hepimiz tam olarak bunu tecrübe ediyoruz.
Harika bir banyo ama.
Yanımda, tamamen çırılçıplak olan Rias banyoya girerken derin bir nefes alarak böyle söylüyor.
Devasa banyonun bir köşesinde aniden bir kapı belirdi. Birkaç gün öncesine kadar böyle bir şey göremiyorduk ama sonra aniden gizemli bir kapı ortaya çıktı.
Ve kapının arkasındaki şey… başka bir yeni banyoydu.
Şimdiye kadar kullandığımız banyodan daha büyük; tavanı, duvarları ve ekipmanları muazzam bir şekilde yapılmış, hatta süslemeleri bile gösterişli bir tarzda tasarlanmış.
Ayrıca tropikal bitkiler de var, bu da buraya adeta bir balta girmemiş orman banyosu havası katıyor.
Bir Ejderha heykelinin ağzından sıcak su akıyor ve bu yeni banyonun çeşitli yerlerinde Gremory sembolleri yer alıyor.
Rias, bu yeni banyonun ortaya çıkması karşısında şaşkına dönmüşken bir öneride bulundu.
Madem fırsat ayağımıza geldi, birlikte banyo yapalım, dedi.
Rias ile bu banyoyu birlikte kullanmamız işte böyle oldu. Bu yeni banyoyu incelerken bile gözüm Rias’ın göğüslerine kayıyor! Gözlerim bayram etti be! Bundan iyisi can sağlığı!
Büyük ihtimalle belirli bir süre geçtikten sonra ortaya çıkacak şekilde ayarlanmış. Biliyorsun, artık kış geldiği için tam da bu mevsimde belirecek şekilde tasarlanmış olmalı.
Rias sıcak banyonun etrafına bakınırken böyle söylüyor.
Belli bir zaman geçtikten sonra ortaya çıkan düzenekler ha…… Hyoudou malikanesi yazın geçirdiği tadilattan sonra daha kaç tane sır barındırıyor acaba……?
Kafamda bir sürü soru işareti olsa da, sanki çok meşgulmüşüm gibi her yöne bakıp duruyorum. Bu gayet doğal tabii. Çünkü bu banyoda… ikimizin dışında banyo yapan başkaları da var!
Baktığım yönde, neşeli bir edayla koyu bir kızlar sohbeti dönüyor. Kilise üçlüsünün birbirlerinin sırtını yıkamasına tanıklık ediyorum!
Saçların tam tahmin ettiğim gibi çok güzel, Asia.
Xenovia, Asia’nın sırtını yıkarken böyle söylüyor.
Ş-Şey, hiç de öyle değil…… Ayrıca bazen saçlarımı seninki gibi kısa kestirmek istediğim oluyor, Xenovia-san.
Asia kızararak bunu söylerken Xenovia nefesini dışarı vererek kafasını iki yana sallıyor.
Yapmamalısın. Aslına bakarsan, lütfen yapma. Uzun saç sana her şeyden çok yakışıyor, Asia.
Xenovia’nın sırtını yıkamakta olan Irina onun ardından söze giriyor.
Aaa, ama biliyor musun Xenovia, sen de uzun saçlıyken çok güzel görünüyordun?
Eskiden uzun saçlı mıydın, Xenovia-san?
Xenovia, Asia’nın sorusuna cevap veriyor.
…… Mazi oldu artık. Böyle daha rahat hareket edebildiğim için şu anki kısa saç modelime geçtim. Irina ile bir görevdeyken saçlarım düşmanın eline takılmıştı. O tecrübeden sonra kestirdim.
Hmm, demek Xenovia eskiden uzun saçlıydı ha. …… Gerçekten gözümün önüne getiremiyorum ama kesin çok tatlı görünüyordur.
Ama birbirlerinin sırtını yıkamak için ellerini her hareket ettirdiklerinde göğüslerinin zıplamasını izlemek tek kelimeyle muazzam! Hepsini hafızama tek tek kazıyorum! Ağabeyin göğüslerinin her geçen gün daha da güzelleşmesine çok seviniyor, Asia!
Irina ardından Xenovia’nın saçlarını okşayarak konuşuyor.
Ama biliyor musun, Ise-kun uzun saçlı kızlardan hoşlanmıyor muydu?
Bir duraklamanın ardından Xenovia konuşuyor.
………… G-Gerçekten öyle mi? Saçlarımı uzatmak için kullanabileceğim bir büyü gücü olup olmadığını Rias-buchou ve Akeno-fukubuchou’ya sorsam iyi olacak.
Muhabbetin öznesi olan bendeniz ise gizli gizli konuşmalarını dinliyorum…… Ben hem uzun saça hem de kısa saça varım ulan! Ah, ama Rias, Asia ve Akeno-san gibi kızları kısa saçlı düşünemiyorum. Bence uzun saç onlara olağanüstü yakışıyor, hem Rias’ı Rias Gremory yapan şey de o kızıl uzun saçları zaten.
Kendi kendime kızların saç boyunu düşünüp duruyorum ama o sırada Ravel’in öfkeli sesi kulağıma çalınıyor.
Ya off, Kuroka-san buzdolabında sakladığım Minoya’nın bol yumurtalı pudingini yemiş! Onu asla affetmeyeceğim! Kesinlikle affetmeyeceğim!
Öfkeli Ravel ve Koneko-chan küçük küvetin içindeler. Bu banyoda farklı boyutlarda bir sürü küvet var.
Kedi kulakları düşmüş olan Koneko-chan mahcup bir tonla konuşuyor.
Özür dilerim, Ravel. Nee-sama ile mutlaka konuşacağım. Ve sana yeni bir puding alacağım.
Ravel, bu duruma gerçekten üzülen Koneko-chan’ı görünce kafasını iki yana sallıyor.
Hayır…… Senin özür dilemeni gerektirecek bir şey değil, Koneko-san. Ben Kuroka-san’a kızgınım, o yüzden benden özür dilemek zorunda değilsin!
…… Öyle olsa bile…… Ne de olsa o benim ablam……
İkimizin de kardeşleridisiplinsiz olduğu için çektiğimiz var vallah.
Ravel bunu gülümseyerek söylüyor. …… Raiser, senden bahsediyor abi. Ama bence Raiser ona gayet iyi bir ağabeylik yapıyor. İlk karşılaştığımız zamanki o havaları kalmadı hiç.
Bu iki küçük kardeşimin birbirleriyle daha da iyi geçindiğini görmek insanı cidden gülümsetiyor.
…… Tam o sırada Ravel ile Koneko-chan’ın göğüslerini kıyaslayasım tutuyor…… Hayır, Koneko-chan’ın o olgunlaşmış hali hâlâ hafızamda çivi gibi çakılı duruyor! İleride kesin öyle muazzam bir vücudu olacak! O yüzden dört gözle bekliyor olacağım! Şu an her ne kadar—
Kafama banyo kovası fırlatılıyor!
…… Şu anki Ravel’i yenemeyeceğimi biliyorum, bu yüzden ben de ne olursa olsun bunu sana fırlatmaya karar verdim.
Koneko-chan’dan sert bir atış yedim! Koneko-chan’dan da bu beklenirdi zaten! Her zamanki gibi aklımdan geçenleri şıp diye okuyuveriyor!
…… Lütfen bana o kadar dik dik bakmayın, Ise-sama……
Ravel utana sıkıla bana bakarak böyle söylüyor. Yani, sen böyle söyleyince insanda daha çok bakma isteği uyanıyor ama Koneko-chan’ın o sert tepkisi yüzünden gözlerimi başka tarafa çevirmekten başka çarem kalmıyor!
Ama dikkatli bakınca, Koneko-chan ile Kuroka arasındaki o eski gerginliğin kaybolmaya başladığını fark ediyorum. Koneko-chan’ın Kuroka’ya ayar vermesi artık Hyoudou malikanesinin sıradan bir manzarası haline geldi ne de olsa.
Terörle mücadele timi D×D kurulduktan sonra Kuroka ve Le Fay resmi olarak burada yaşamaya başladılar ve beklenmedik bir şekilde buraya çabucak uyum sağladılar. Zaten takım kurulmadan önce de Hyoudou malikanesinde kalıyorlardı, o yüzden böyle olması kaçınılmazdı sanırım.
…… Neyse, banyodan çıktıktan sonra Le Fay ile yapacağım resmi sözleşme hakkında Le Fay ve Ravel ile bir görüşme yapacağım. Şimdilik onunla beş yıllık bir sözleşme yapmayı planlıyorum.
Le Fay’e iyi bir kız demek yetersiz kalır. Yetenekleri de son derece olağanüstü. Onunla sadece bir ya da iki yıllık sözleşme yapmak yazık olurdu ama ten yıllık bir sözleşme yaparsam da o süre zarfında başıma nelerin geleceğini bilemem.
Bu yüzden beş yıllık sözleşmenin tam kararında olduğunu düşünüyorum. Zaten bunu akıl eden de benim yetenekli menajerim Ravel-chan’dı. Uzun ömürlü Şeytanların gözünden bakarsan bir yıl, beş yıl ya da ten yıl kısa bir süre sayılır ama eski bir insandan reenkarne olmuş biri olarak beş yılın gayet uzun bir süre olduğunu düşünüyorum. Yani Ravel bu sözleşmeyi bunu da göz önünde bulundurarak hazırladı.
Beş yıl sonra bile birbirimize fayda sağlamaya devam edebilirsek sözleşmeyi uzatırız olur biter, o zaman geldiğinde tekrar düşünürüm.
…… Şimdilik banyonun tadını çıkarırken kızların göğüslerini süzmeye devam edeceğim! Burası tam bir cennet! Kesinlikle Cennetin ta kendisi!
Ufufu, herkesle birlikte banyo yapmak tahmin ettiğim gibi çok eğlenceli.
Aniden yanımda bitiveren Akeno-san!
E-Evet. A-Aynen öyle.
Akeno-san da sık sık böyle doğal bir şekilde yanımda beliriveriyor. Hmm, Akeno-san’ın göğüsleri her zamanki gibi yumuşacık görünüyor, bakmaya doyamıyorum!
Derken birinin bana yaklaştığını hissediyorum. Sıcak suyun altında biri dalış yapıyor gibi.
Dikkatli bakınca bunun Ophis olduğunu görüyorum. Yüzü yukarı dönük bir şekilde banyoda yüzüp duruyor.
Ara ara~ Ophis-chan. Banyoda dalış yapmamalısın.
Akeno-san onu uyarmasına rağmen Ophis oralı olmayıp yanımızdan süzülüp gidiyor. …… Ejderha Tanrısı-sama kafasına göre takılıyor valla. Hayatın tadını çıkara çıkara yaşıyor gibi görünüyor.
Ona diğer yarısı olan Lilith’ten bahsetmiştim ama tepkisi oldukça ruhsuzdu.
Sadece şöyle demişti:
Ise’nin düşmanıysa bir şeyler yapmak isterim. Bir dostuma sorun çıkarmak… bunu istemiyorum.
Aynen böyle sade bir şekilde söyledi. …… Bana değer vermesi beni mutlu ediyor. Ama iki Ophis arasında bir savaşın yaşanması çok üzücü olur……
O Lilith’i ne yapıp edip bizim tarafımıza çekmek istiyorum. Onunla sadece bir kez konuştum ama Rizevim tarafından basitçe kullanıldığından ve aslında içinin Ophis ile aynı olduğundan eminim.
Eski İblis Kralı faction’ı ve Kahraman faction’ı tarafından kullanıldığı zamanlardaki Ophis ile aynı durumda olduğuna kalıbımı basarım. Durum buysa, sözlerimin ona ulaşma şansı olduğuna inanmak istiyorum!
…… Böyle erotik bir ortamda bulunmama rağmen yine gitti kafam ciddi meselelere takıldı! Kafamı kurcalayan bu kadar çok şey varken bu karma banyonun tadını çıkaramayacağımı fark ediyorum!
Yok ya, olamaz. Şehvetin vücut bulmuş hali olarak adlandırılan benim böyle davranmam—
Kafamı sallarken Rias’ın üzgün bir surat takındığına şahit oluyorum.
………..
Az önce herkesin birlikte banyo yapmasını izlerken neşeli olan yüzü şimdi böyle kasvetli bir hal almış. Ne düşündüğünü az çok tahmin edebiliyorum.
…… Grayfia-san ile mi ilgili?
Ben sorunca Rias beni fark edip bir tebessüm konduruyor yüzüne.
…… Özür dilerim. Neyi kafama taktığımı anlaman çok doğal tabii. Evet, haklısın. Onee-sama’yı düşünüyordum.
…… Grayfia-san’ın, küçük kardeşi Euclid’in ortaya çıkması yüzünden hâlâ zor bir durumda olduğunu duymuştum. Gremory kalesinde temel olarak bir ev hapsi durumunda olduğunu öğrenmiştim.
Sirzechs-sama’nın resmi işlerine yardım etmekten uzaklaştırılmasının yanı sıra, şimdiki Şeytan siyasetinden soyutlanarak Gremory Hanesi’nin hizmetçisi olarak çalışması bile yasaklanmış.
Çünkü hükümetteki mevcut üst kademeler hâlâ Grayfia-sama’dan şüphe duyuyor. Acaba kardeşinin ölümü hakkında yalan söyleyip kocası olan Sirzechs-sama’yı kandırıyor muydu? —Acaba Rizevim ile bir bağlantısı mı var? —Gibi şüpheler işte.
…… Onca insanın arasında Grayfia-san’ın böyle bir şey yapmasına imkan yok! Sert bir yapısı olabilir ama öyle güzel gülümseyen bir kadının bize ihanet etmesine imkan yok!
Ben, hayır, biz böyle hissetsek bile üst kademelerin duyduğu şüpheleri yok edemeyiz…… Eski Şeytanların, eski Lucifer ve onunla bağlantılı olanlar hakkında hissettikleri tehdit ve tedirginlik işte bu kadar büyük.
O zamandan beri kendisinden hiç haber alamadın, değil mi?
Ben sorunca Rias başıyla onaylıyor.
…… Böyle bir şey yaşandığı için üst kademelerin Onee-sama’ya olan tepkisi çok sert olmalı, Onii-sama ile bile iletişime geçemiyorum. …… Otou-sama ve Okaa-sama bana endişelenmememi söyleseler de……
…………
Rias’ın anne babası Grayfia-san’ın yanındaysa onun için endişelenmemize gerek kalmaz. Millicas da yanında olacağı için yalnızlık çekmeyeceğinden eminim.
Ama belki de içi kan ağlıyordur? Öldüğünü sandığı öz ağabeyi meğer hayattaymış ve üstelik her tarafa baş kaldırıyormuş.
Bilemiyorum ki…… Euclid’in aklından ne geçiyor bilmiyorum ama yaptığı hareketlerin kız kardeşine ve etrafındakilere ne kadar büyük bir acı verdiğinin farkında mı acaba?
Yok ya, bal gibi de farkındadır. Bile bile, bunu göze alarak yaptı bu işi.
Bunu bildikçe içimde bir şeyler kabarıyor, öfkem büyüyor.
Sonra Rias’a dönüp konuşuyorum.
…… Grayfia-san’ın ağabeyi var ya…… Eminim ki bir gün, hayır, kesinlikle ama kesinlikle yeniden karşıma çıkacak.
Çakma da olsa ikiniz de sonuçta Kızıl Ejder İmparatorusunuz, değil mi?
Rias’a başımı sallayarak onay veriyorum.
Adam benim güçlerime acayip takıntılıydı. Büyük ihtimalle Sahte Boosted Gear’ın yeteneğinde ustalaşmak istediği içindi bu.
Öyleyse kesinlikle ama kesinlikle yine karşıma dikilecek. Çünkü sahtesiyle gerçeğini yenmeye çalışmaktan hastalıklı bir zevk aldığını seziyorum.
…… Elinden geleni ardına koyma bakalım. Eğer sahtesine yenilirsem, Kızıl Ejder İmparatoru unvanıma leke sürülmüş olur.
Rias’a son derece kararlı bir şekilde ilan ediyorum.
O adamı ben kendi ellerimle devireceğim ve Sirzechs-sama ile Grayfia-san’ın huzuruna çıkaracağım.
Kızıl Ejder İmparatoru’nun açtığı borcu yine Kızıl Ejder İmparatoru öder—.
Sahte birine yenilecek değilim. Ne de olsa gerçek Kızıl Ejder İmparatoru benim.
Yumruğumu sıkıp göğsüme götürürken Rias’a bunları söylüyorum.
…… Ise.
Rias gözleri dolarak bana doğru yaklaşıyor… ama o da ne!
Sırtımda inanılmaz bir temas hissediyorum!
Ufufu, az önce öyle erkekçe bir duruşun vardı ki. Aklımı başımdan aldın valla. Böyle delikanlı takılan Ise-kun…… …… Gerçekten beni benden aldı.
Akeno-san arkamdan bana sımsıkı sarılıyor! Ah, Akeno-san’ın insanı içine çeken o yumuşacık teni!
Bir anlığına Akeno-san’a gafil avlanan Rias, hemen atağa geçiyor!
Hey, Akeno! Ise burada benim için o kadar kararlı konuştu! Şimdi ona sarılması gereken kişi ben değil miyim!?
Ara ara~ Fırsatını bulduğunda onu aradan yürütmeye kaçamak yapmak denir bilmiyor musun? Rias, gardını asla düşürmemelisin. Ayrıca tek pusuya yatan ben değilim ki.
Akeno-san bunu söyledikten sonra Rias ile etrafımıza bakınıyoruz—.
Yanımıza ne zaman sokuldular bilmiyorum ama Asia, Xenovia, Irina, Koneko-chan, Ravel ve hatta Ophis bile etrafımızı sarmış, bizi izliyorlar!
Xenovia sanki çok etkileyici bir taktik öğrenmiş gibi kafasını güçlüce sallıyor.
Anlıyorum, demek Ise birini etkilemeye çalışsa bile biz istifimizi bozmadan onu kafalayabiliriz. Ablalarımızın bu mücadelesi dışarıdaki her türlü stratejiden daha öğretici.
Şöyle abuk subuk şeyleri örnek almayın yahu! Ayrıca ben kimseyi etkilemeye falan çalışmadım! Sadece aklımdan geçenleri dosdoğru Rias’ın yüzüne söyledim!
…… Koneko-san, aradaki kıdem duvarını aşmak için daha cesur bir hamle yapmamız gerekebilir.
…… Ravel, büyüdüğüm zaman hiç acımadan direkt hücuma geçmeyi planlıyorum.
Ravel ile Koneko-chan gözleri parıl parıl parlayarak bir şeyler sinsice tartışıyorlar!
Bir dakika durun be! Çırılçıplak güzeller tarafından etrafım sarılmış durumda~! A-A-Aniden beyne kan sıçrayıp burun kanamasından gideceğim diye ödüm kopuyor! Hepsinin göğüslerini sırayla, doya doya süzmek istiyorum ama üçüncü tura gelmeden kansızlıktan mefta olurum diye korkuyorum! Zaten şu an buradaki en büyük hazine olan Akeno-san’ın göğüsleri sırtıma ezile ezile yapışmış vaziyette!
Burnumu tutasım var ama bu zevkin tadını çıkarabilmek için kendimi sakinleştirmeye çalışıyorum—.
Akeno-san’ın göğüslerinin hissiyatını içime çekerken derin bir nefes almaya yeltenirken biri bana doğru yaklaşıyor.
Etrafına havlu sarınmış olan Rossweisse-san bu!
Rossweisse-san’ın ben içerideyken banyoya girmesi gerçekten çok nadir görülen bir durum. Böyle şeylerden pek hoşlanmaz, hatta bu konularda oldukça katıdır……
Havlusunun üstünden bile o muazzam hatları netçe belli oluyor.
Rossweisse-san biraz karmaşık bir ifadeyle Rias’a sesleniyor.
…… Rias-san, sizden bir maruzatım olacaktı.
Ha? Tabii ki, ama senden böyle bir rica gelmesi pek alışılmadık bir durum.
Katılıyorum. Rias’ın da dediği gibi, Rossweisse-san’ın Efendisi olan Rias’tan ilk defa bir şey istediğini görüyor olabilirim.
Ama Romanya’dan döndüğümüzden beri, kafasını bir şeylerin kurcaladığı anlara birkaç kez denk gelmiştim sanki.
Ne tür bir istek olursa olsun dinler misiniz?
Benden ne isteyeceğini bilmiyorum ama gücümün yettiği bir şeyse seve seve yerine getiririm. Ne de olsa sen de benim değerli bir hizmetkârımsın.
Rossweisse-san bunu teyit edip derin bir nefes aldıktan sonra bakışlarını bana çeviriyor.
…… Anladım. Ise-kun.
Ha? E-Evet. B-Ben mi?
Kendimi gösteriyorum. Çünkü bir anda adımı söyleyiverdi.
Ben şaşkın bir surat takınmışken Rossweisse-san yüzü kıpkırmızı bir halde pat diye lafı gediğine oturtuyor.
L-Lütfen benim erkek arkadaşım ol.
…………
Bu sözlerle birlikte sadece ben değil, herkes (Ophis hariç) buz kesti adeta—.
