Hepinizle yeniden karşılaşmak harika.
Bu seride ilk kez son teslim tarihi için bir aylık ek süre istedim. Yazmaya başladığımda zaten şansımın pek yüksek olmadığını düşünüyordum ama sonunda gerçekten benim için imkansız olduğu ortaya çıktı.
Artık finale doğru ilerlerken tüm bu hikaye unsurlarını yeniden düzenlediğim için, onları geliştirmek adına sürekli farklı yollar aklıma geliyor. Benimsediğim yolların hepsinin gelecekte büyük bir etkisi olacağı için hangilerini kullanacağımı kestirmek zor oluyor—bu da onları yazmaya başlamamı zorlaştırdı. Tabii ki yapmam gereken epeyce başka iş de vardı, zihnimi tam anlamıyla yazma moduna geçiremememin bir diğer nedeni de buydu. Belki de yaşlandığımdan olsa gerek, zihnimin eskisi kadar iyi çalışmadığını hissediyorum. İşte böyle boş düşünceler.
Bütün bunları editörüm I’ya anlattığımda kendisi bana “bahaneleri bırak da bir an önce yazmaya bak” gibi son derece sıcak teşvik sözleriyle karşılık verdi. Akıl almaz, değil mi? Hatta bir sonraki cildin takvimini asla ama asla değiştirmeyeceğini söyledi, bu yüzden bu son sözü bitirir bitirmez hemen o cilt üzerinde çalışmaya başlamam gerekiyor…
Ah, ama ondan önce bu taslağı gözden geçirmem gerekiyor, değil mi? İnanın bana, düzeltmenler gerçekten inanılmaz insanlar. Sadece bu ciltte değil, serinin geri kalanının tamamındaki hataları ve çelişkileri arayıp buluyorlar. Ancak bu kadar çok cilde ulaştığınızda, küçük tutarsızlıklar birikme eğiliminde oluyor.
Bunlar sadece metnin anlaşılmasını kolaylaştıracak küçük yazım hataları veya düzeltmeler olsaydı işim daha kolay olurdu. Fakat benim durumumda, aklımda kaba bir kurgudan başka bir şey olmadan yazmaya başladığım için, yaptığım kontrollerin çoğu hafızamdan hatırlayabildiklerimle sınırlı kalıyor. Bu da yalnızca seri birkaç ciltten ibaretse işe yarıyor ve bu deneyim bana ciddi anlamda yazmaya başlamadan önce kurguyu çok daha detaylı bir şekilde planlamam gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
İşte 19. Cilt karşınızda.
Son savaş patlak verdi ve şimdi güçler dünyanın farklı yerlerinde birbirleriyle kozlarını paylaşıyor. Her şeyi bu cilde sığdıramadım, bu yüzden—artık doğal olarak—bir sonraki ciltte devam edecek. Kalan (planlanan) üç cildin tamamı boyunca bu deparı sürdürmek istiyorum!
Son patron adaylarımdan biri olan Michael sahneden çekildi, bu yüzden artık o rolü kimin üstleneceğinden emin değilim. Zihnimde belirsiz fikirler oluşmaya başladı ama bunları kullanıp kullanmayacağım gelecekte yaşanacaklara bağlı. Sonuçta ben yazdıkça yazımın yönü her an değişiyor—ama ne olursa olsun, kendimi okuyucuların her zamankinden daha fazla keyif alabileceği bir hikaye sunmaya adayacağım!
That Time I Got Reincarnated as a Slime serisine olan sürekli desteğiniz için tekrar teşekkür ederim. Bir sonraki ciltte görüşmek üzere!
