Uzun zaman sonra yeniden merhaba. Ben Kugane Maruyama.
Bir savaş sahnesini yazarken başıma gelen bir olayı anlatayım. Bir hareketi canlandırmaya çalışırken sol elim, ağzına kadar sütlü kahve dolu bir bardağa çarptı. Kahverengi sıvı her yere sıçradı ve gözlerim doldu. Tek tesellim yatağa fazla dökülmemesi ve müsveddemin zarar görmemesiydi… “Süt kokusu aşağı yukarı burada başlıyor…” diyerek kahveyi hangi sahnede döktüğümü tahmin etmeye çalışmak sizin için eğlenceli olabilir.
Overlord, Cilt 2: Kara Savaşçı‘yı yazarken karşılaştığım zorluklardan biri buydu. Umarım okurken keyif almışsınızdır.
Belki bu hikâyeyi, kahramanların kızları kurtarmasından bıkmış birine önerebilirsiniz. Başkahraman arada bir gidip bir oğlanı da kurtarabilir, değil mi? İşte cinsiyet eşitliği! Kurnaz ve yalnızca kendi çıkarını düşünen biri olsa da umarım bu başkahramanı seversiniz.
Buradan sonra birkaç kişiye teşekkür etmeme izin verin:
Büyüleyici güzellikteki çizimleri hazırlayan so-bin’e teşekkür ederim. Onları zihnimdeki görüntülerden bile daha güzel hâle getirebilmeniz gerçekten inanılmaz. Tamamlanan çizimler, savaş sahnelerinin çoğunu yeniden yazmam için bana ilham verdi.
Harika kapağı ve obi kuşağını hazırlayan Code Design’a da teşekkürler. Okunması zor pek çok cümleyi düzelten son okuma uzmanı Osako’ya tekrar teşekkür ederim. Editörüm F-ta, çıkardığım bütün zahmet için özür dilerim. Bir dahaki sefere lütfen çok daha fazla kırmızı işaret koyar mısınız? (Hiç olmamasının daha iyi olduğunu biliyorum, ama…) Üniversiteden arkadaşım Honey’ye de bir kez daha teşekkürler.
En önemlisi, bu kitabı satın alan herkese ve internet sürümü hakkındaki görüşlerini bana gönderen bütün okurlara teşekkür ederim. Gerçekten minnettarım. Yorumlarınız bana güç veriyor.
Peki, sıradaki kitap… bundan daha kolay olmalı… değil mi? Şöyle bir bakınca hiç de öyle hissetmiyorum, ama… Neyse, ortaya ilgi çekici bir şey çıkarabilirsem sanırım bunca zahmete değer… Yakınmayı bırakıp vedalaşmanın vakti geldi galiba.
Elimden geleni yapacağım; umarım üçüncü ciltte yeniden görüşürüz!
Öyleyse, hoşça kalın.
KUGANE MARUYAMA
Kasım 2012

