Buraya kadar okuyan herkese teşekkür ederim. Bu cilt elinize ağır geldi mi?
Sırtüstü uzanarak okuyanlarınız kitabı düşürürse ne olacağı korkusuyla epey mücadele etmiş olmalı.
Bu on üçüncü cilt, beş yüz sayfayı geçen ilk Overlord kitabı oldu; hem de bu sınırı epey aştı. Hikâyeyi nasıl buldunuz? Aranızdan birkaç kişi bile ilginç bulduysa mutlu olurum.
Fakat açıkçası bunu Kısım II ve III olarak mı yayımlamalıydım acaba? Düzenleme sırasında hepsini bir kerede okuyunca zihnim epey yoruldu. Bence 4. ve 5. bölümleri, ardından da ara bölümü okumak gece uyumadan önce tam kararında olur. Siz ne dersiniz?
Ah, kitabı ikiye bölmenin başka bir harika yanı da so-bin’in şahane çizimlerinden daha fazlasını görebilmek olurdu!
Fakat bunun yeniden yaşanacağını sanmıyorum; dolayısıyla üzerine düşünmeye değmez.
Her zaman daha az sayfa yazacağımı söylüyorum ama bu kez gerçekten biraz fazla oldu. Sayfa sayısı arttıkça sürecin her aşaması uzuyor, dolayısıyla program sürekli erteleniyor. Üstelik yazım hatası ihtimali de yalnızca artıyor; aslında hiçbir yararı yok.
Bir sonraki kitabımdaki hedefim hem yazarı hem okurları fazla yormamak.
Bir sonraki cildi 2019’da yayımlamak isterim ama ondan önce uzun bir şey yazmam gerekiyor; dolayısıyla ne olacağını bilmek imkânsız. Telaş etmeden beklerseniz bana yardımcı olursunuz. Bu arada animenin üçüncü sezonu televizyonda yayımlanacak; umarım onu da beğenirsiniz.
Son zamanlarda sonsözde yazacak pek bir şey bulamıyorum. Eskiden bir okur olarak insanların sonsözlerde ne yazacaklarını bilmediklerini söylediklerini görünce hep, Yazdığınız sürece istediğinizi yazın, diye düşünürdüm. Fakat şimdi onların yerinde olunca yaşadıkları zorluğu anlıyorum. Siz benim yerimde olsaydınız ne yazardınız? Açıkçası… bence sonsözlere ihtiyacımız yok!
Her zamanki gibi bunun gerçekleşmesine pek çok kişi yardımcı oldu. Teşekkür ederim; umarım beni ve çalışmalarımı bundan sonra da hoş görürsünüz.
Nisan 2018
KUGANE MARUYAMA

