Mushoku Tensei (LN) Cilt 09 Bölüm 08

Yan Hikaye: Sylphiette (Part 4)

Yan Hikaye: Sylphiette (Part 4)

 

Çevirmen: RaccoonYobo

 

Son zamanlarda gittikçe daha da endişeli hissediyordum.

Sessizin cinsiyeti kadınmış. Bu kulağa önemsiz bir şeymiş gibi gelebilirdi. Prensesin bazı bağlantılarından kadın olduğu anlaşılabiliyordu. Yaptığı çoğu icat kadınların hoşuna giden türden şeylerdi. Yeni yemekler getirdi, yeni kıyafetler hatta saçımızı yıkamak için kullandığımız sabunu bile icat etti… bütün bunları kendi iyiliği için yaptığını fark ettiğinde kadın olması oldukça mantıklı geliyordu.

Ben onun için endişelenmiyordum, gerçekten inanın bana. Endişem Rudy içindi. Her niyeyse Sessiz ile biraz fazla ilgileniyor gibi görünüyordu, adeta kendini ona adamış gibiydi.

Hayatında halihazırda bir sürü güzel kız vardı zaten. Linia, Pursena… Elinalise şimdilik Cliff ile çıkıyordu ama onu da sayabiliriz. Lakin Rudeus onların hiçbirine şimdiye kadar ilgi göstermemişti.

Fakat Sessiz farklıydı. Her niyeyse onu özel birisi olarak görüyordu. Sessiz’in çözemediği bir sorunu vardı ve Rudeus ona yardım etmek istiyordu. Ona ilgili olmasının nedeni muhtemelen buydu sanırım. Rudeus insanlara yardım etmeyi severdi çünkü.

Ama sadece bu kadar değildi. Aralarında sanki özel bir bağ vardı, kimsenin anlayamayacağı türden bir bağ. Ve bu bağ ikisini birbirlerine yaklaştırıyordu. Birbirlerini romantik anlamda sevmiyorlardı muhtemelen. Rudy’nin ona aşık olduğu gibi bir izlenime kapılmadım çünkü. Fakat Rudy ile onun arasındaki ilişki… diğerlerine kıyasla daha yakındı. Buena köyündeyken Rudyle olduğumdan daha yakındılar adeta? Belki.

Rudy, Sessiz’in araştırmalarında yardım etmeye başladığından beri Fitz ile Işınlanma Felaketini araştırmaya daha az zaman ayırıyordu. Ve Sessiz ile birlikte daha çok zaman geçiriyordu tabi. Birisiyle uzun zaman birlikte zaman geçirdikten sonra o kişiye karşı romantik hisler beslememek imkansızdır.

Linia ve Pursenayla arkadaş olduğunda çok endişelenmemiştim. Ancak şimdi, Sessiz her an onu benden alabilecek gibiydi. Bu durum yüreğime acı veriyordu.

Sessizden nefret mi ediyordum? Onunla bu zaman kadar doğru dürüst konuşmamıştım bile. Ondan nefret etmek için bir sebebim yoktu. Sadece Rudy’i benden almasını istemiyordum, hepsi bu kadardı. O yırtık dondan fırlar gibi ortaya çıkıp birden Rudy ile birbirlerini yıllardır tanıyor gibi davranmaya başlamıştı. Yanına rahatça oturup kalkıyor, eski arkadaşlarmış gibi davranıyorlardı. Rudy’nin eski arkadaşının ben olması gerekiyordu oysaki.

Artık ben onunla aynı koltukta oturmuyordum, evet. O yüzden çıkıpta bu konuda şikayetçi olamazdım. Lakin eğer Sessiz o koltuğu sahiplenecekse bunu adam akıllı şekilde yapmasını istiyordum. Rudy ile birlikte önce uzun zaman geçirmesini sonra geriye dönüp bakınca hatırlayacağı bir sürü anı yapmasını istiyordum. Ya bunu yapacaktı ya da onun hayatından uzaklaşacaktı. Ancak o zaman… bunu… kabul edebilirdim.

“Off…”

Rudy ile ben gerçekten böyle mi… ayrılacaktık? Prenses ağırdan alabileceğimi söylemişti. Ancak artık ağırdan alma fırsatı ortadan kalkarsa, Fitz’in Rudy ile zaman geçirmeyi hepten bırakmasını isterdi. İkimiz ayrı yollarımıza gitmek zorunda kalırdık.

Fitz onun hayatından çıksa bile Rudy için değişen bir şey olmazdı, her zaman olduğu gibi hayatına devam ederdi. Sessiz ise benim koltuğumu sahiplenir ve bir ömür Rudy ile birlikte yaşarlardı.

…Bu düşünceden hoşlanmıyordum. Bir gram bile.

Durum hiç iyi değil. Ne yapacağım?

Cevap basitti. Ona gidip kim olduğumu söyleme sonra nasıl hissettiğini öğrenmem gerekiyordu. En azından böylece bir adım atmış olurdum, öyle ya da böyle.

Lakin her ne kadar yapmam gereken şeyin bu olduğunu bilsem de bir türlü harekete geçemiyordum. “Ya bana hayır derse” korkusu aklımı esir ediyor harekete geçmemi engelliyordu.

Fakat bir şeyler yapmazsam eninde sonunda pişman olacaktım. Ama bir türlü kendimi harekete geçiremiyordum. Ne zaman bir korkağa dönüştüm böyle ben? Eskiden korkak bir çocuktum evet, ama büyüdükçe cesurlaştığımı sanıyordum.

Cesaretim cebimden kayıp düştümü yoksa?

Keşke cesaretimi biri bana geri verseydi.

Mushoku Tensei (LN)

Mushoku Tensei (LN)

Jobless Reincarnation ~ It will be All Out if I Go to Another World ~, 無職転生, 無職転生 ~異世界行ったら本気だす~
Puan 8.6
Durum: Tamamlandı Yazım Şekli: Yazar: , Sanatçı: Yayınlanma Tarihi: 2012 Anadil: Japonca
34 yaşındaki bir NEET otaku, ailesi tarafından evden atılır.Bu bakir, tombalak, çirkin ve meteliksiz iyi adam, hayatının bir çıkmaza gittiğini fark eder.Aslında geçmişindeki karanlığın üstesinden gelse, hayatının çok daha iyi bir vaziyette olabileceğini anımsar. Tam pişman olma noktasındayken, bir kamyonun aşırı hızla yoldaki 3 lise öğrencisine doğru hareket ettiğini görür.Tüm kuvvetini toplayıp onları kurtarır ama kamyonun altında kalarak ezilir ve ölür. Gözünü bir daha açtığında, kılıç ve büyünün hüküm sürdüğü bir dünyada Rudeus Greyrat olarak yeni bir bedende dirilmiştir.Yeni bir dünya ve hayata gözlerini açan Rudeus, ‘Bu sefer,hayatımı sonuna kadar hiç bir pişmanlık olmadan yaşayacağım!’ diye ilan eder.Böylece yeniden hayat bulanın yolculuğu başlar.

Yorum

5 1 vote
Oyla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm yorumları göster

Seçenekler

karanlık modda işlevsizdir
Sıfırla