High School DxD Cilt 15 – Bölüm 13 / Yuuto. 1

Yuuto. 1

High School DxD Cilt 15 – Bölüm 13 / Yuuto. 1

Dışarıda lapa lapa kar yağıyordu.

Efendim Rias Gremory ile birlikte ben—Yuuto Kiba—Romanya’nın ücra bir köşesindeki Tsepesh vampir klanının bölgesine adım atmıştım.

Burası Vladi ailesinin kalesiydi. Kalede, pencerenin dışındaki kasabayı kaplayan bembeyaz karı görebildiğimiz bir yaşam alanına yerleştirilmişik.

Buraya Gasper’ın memleketi demek doğru olur muydu?

Binalar sabahın geç saatlerine kadar yoğun bir sisle kaplıydı, ancak kar yağmaya başlar başlamaz sis dağılıvermişti.

Mantıklıydı tabii. Sisın amacı güneş ışığını engellemekti. Hava karlı bir hal alınca artık sise gerek kalmamıştı.

Kendi adıma, o tuhaf ve yapış yapış sisten hiç mi hiç hoşlanmamıştım. Huzursuz ediciydi; insanda sanki sürekli izleniyormuşuz gibi bir his bırakıyordu.

Şaşırtıcı bir şekilde, Carmilla vampirlerini ziyaret etmek için yolculuğumuzun ortasında bizden ayrılan Azazel bile sisten şikayet etmişti. Diğer klanın da aynı sisi sürdürdüğünden şüpheleniyordum.

Vladi bölgesine girer girmez hemen kelerine götürüldük. Orada Başkan, Gasper’ın babasıyla temas kurmayı başardı ve adam kısa bir görüşmenin ardından bir süre kalmamıza izin verdi.

Hiç şüphesiz Başkan’ın araştırmak istediği daha çok şey vardı. Ve Vladiler’in de öyle kolayca gitmemize izin vermeyeceğinden şüpheleniyordum…

Dışarıda yağan kara rağmen, uzakta devasa bir yapı seçebiliyordum—Tsepesh ana soyunun kalesi. Vladiler’in kalesinden ölçek olarak oldukça büyüktü.

Safkan vampirler kendilerini bölgelerinin kalbine yerleştirmeyi tercih ederlerdi—bu yüzden bu kale kasabası soylu ailelere ait malikaneler ve kalelerle dolup taşıyordu. Carmilla bölgesinde de durumun pek farklı olmadığını tahmin ediyordum.

Bazı safkan vampirlerin ülkenin daha derinliklerinde yaşamayı seçtiği söylenirdi, ancak onlar modern vampir toplumuna uyum sağlayamayan outcast’ler olarak görülürdü…

Belki de onlarla şansımız daha yaver gidebilirdi. Bu safkan vampirlerin gurur duyduğu soyluluk, dışarıdan gelenlerin hürmet göstereceği bir şey değildi.

Tam o sırada kapı çalındı.

Yuuto? İçeri girebilir miyim?

Gelen Başkan’dı.

Elbette, diye yanıtladım ve sıkılmış bir ifadeyle içeri girdi.

Şaşılacak bir şey yoktu. Ne de olsa toplantısı yarıda kesilmişti.

Kale geçen günden farklıydı. Görünüşünden veya atmosferinden anlayamazdınız belki ama havadaki değişim, içinde yaşayan insanların üzerindeki o farklılık hissediliyordu. Vladi ailesinin mevcut lideri, yani Gasper’ın babası, ilk başta Başkan’ın düşüncelerine ve fikirlerine son derece önem veriyordu; ancak aniden Tsepesh kalesine gitmek üzere sonraki tüm toplantıları erteleyivermişti.

Yine de Başkan hâlâ konuşmak istiyordu, bu yüzden kendimizi epey boş vakti olan bir halde bulduk. Onun yapabileceği tek aktivite, kendi odası ile benimki arasında mekik dokumaktan ibaretti. Başka herhangi bir şey yapmak, şu ya da bu tabuyu çiğneme riskini taşıyordu.

Pencereden dışarıdaki dünyaya bakmaya devam etti.

Issei’yi aramayı denesek nasıl olur? diye öneride bulundum.

Başkan derin bir iç çekti. Japonya’da okul saati olmalı, bu yüzden onu rahatsız etmemeliyim. Hem henüz bir şey başaramadık. Sadece onun endişelenmesine yol açarım…

Muhtemelen haklıydı. Issei’yi tanıyorsam, Başkan’ın Vladi kalesinde hiçbir şey yapmadan saatlerce boş boş oturduğunu duyarsa, abartılı bir tepki verip onun tutsak alındığını falan sanabilirdi.

Teknik olarak bakarsak aslında bir nevi ev hapsindeydik, ama yine de kimseyi gereksiz yere endişelendirmemek en iyisiydi.

Başkan dışarıdaki manzarayı izlemeyi sürdürdü. … Bu bana o günü hatırlatıyor. O gün de böyle kar yağıyordu, diye fısıldadı.

Ah. Evet.

Ben de aynı şeyi düşünüyordum. Her şey buradan çok da uzak olmayan bir yerde başlamıştı. Her halükarda Japonya’ya kıyasla çok daha yakın.

Evet, Başkan’la ilk karşılaştığımda da tıpkı böyle karlı bir gündü…

High School DxD

High School DxD

ハイスクールD×D, 하이스쿨 DXD
Puan 8.6
Durum: Tamamlandı Yazım Şekli: Yazar: Sanatçı: , Yayınlanma Tarihi: 2008 Anadil: Japonca
Ben, Hyoudou Issei, lise 2. sınıf öğrencisiyim ve yaşım kız arkadaşım olmadığı yılların sayısına eşit. Ve benim gibi birinin kız arkadaşı var! Üzgünüm arkadaşlar, yetişkin olma yolunda sizden önce ben yürüyeceğim! - Böyle olması gerekiyordu, ama neden kız arkadaşım tarafından öldürüldüm!? Ben hala bir şey yapamadım! Bu dünyada hiç Tanrı yok mu!? Ve beni kurtaran kişi okulumdaki en güzel kız, Rias Gremory-senpai. Şok edici gerçeği ondan öğrendim. O bir Tanrı değil, bir Şeytan. "Bir Şeytan olarak yeniden doğdun! Benim için çalış!" Senpai'nin göğüslerinin ve ikramlarının cazibesine kapılarak reenkarne olmuş bir Şeytan olarak hayatım başladı. Yani "Okul Hayatı×Aşk Komedisi×Savaş Fantezisi" burada sadece agresif ve dünyevi arzularla başlıyor!

Yorum

0 0 votes
Oyla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Seçenekler

karanlık modda işlevsizdir
Sıfırla