Isekai Walking Cilt 5 – Bölüm 10 / Ara Bölüm 5

Ara Bölüm 5

“Ne… …dedin sen?” Kralın sesi öfkeyle doluydu.

Adam başını eğdi, yutkundu… …ardından söylediklerini tekrarladı. Haşmetmeapları eninde sonunda bunu nasıl olsa öğrenecekti, bu yüzden yalan söylemenin bir anlamı yoktu. “Kahramanların at arabası bir iblisin saldırısına uğradı.”

Gıcırdayan dişlerin sesi duyuldu, ardından uzun bir sessizlik hakim oldu. Adam beklerken boğazının kuruduğunu hissetti.

“Sonra ne oldu?” dedi kral en sonunda, her zamankinden daha alçak bir sesle.

Adam titreyerek cevap verdi. “Efendim. Onlara eşlik eden İkinci Şövalye Birliği’nin yarısı yok edildi. Çok sayıda ölen var.”

“Ya kahramanlar?”

“Kılıç Ustası ve Eskrimci Kral zarar görmedi. Paladin yaralı. Azize ve Büyücü Kral mana tükenmesinden dolayı baygın halde… …ve Şaman da iblis tarafından kaçırıldı.”

Rapora göre iblis büyük bir hasara yol açmıştı ama aslında kahramanlardan kimseyi öldürmemişti. Şahsen adam, ellerindeki teçhizatla bir iblisi püskürttükleri için övülmeleri gerektiğini düşünüyordu fakat kralın olaya bu gözle bakmayacağı açıktı.

“Bu nasıl oldu?” diye sordu kral en sonunda, beklendiği gibi oldukça hoşnutsuz bir tavırla. “Kahramanların sıkı bir şekilde saklanan bir sır olduğunu sanıyordum.”

Adam bir an duraksadı, ardından konuştu. “Bu sadece bir teori ama Pleques’te kalanlar arasında ejderha malzemelerine dair söylentilerin yayıldığını duyduk. Zaten en başından beri ejderhanın katledildiğini çok az kişi biliyordu. Bu da demek oluyor ki…”

“Biri çenesini mi tutamadı?”

Adam tekrar yutkundu. “Evet.”

“Yani iblisin ejderha avını duyup arkasındaki kişileri hedef almaya karar verdiğini mi düşünüyorsun?”

“İhtimallerden biri bu. Fakat…”

“Başka bir ihtimal daha mı var?”

“İblisler kahramanların varlığından zaten haberdar olmuş olabilirler.”

“Ha? Sana bunu düşündüren nedir?”

Adam, kahramanlarla birlikte çağrılan çocuğu konuya getirerek, ilk iblisin görüldüğü anla aynı zamanda çocuğun ortadan kaybolduğuna dikkat çekti. Orklar mı yoksa iblis tarafından mı öldürüldüğünden emin olamıyorlardı ama eğer ikincisiyse, iblis önce diğer çağrılanların varlığını ona itiraf ettirmiş olabilirdi.

“Tek işe yarar yanı hamallık olan o velet mi? Kullanışlı bir sis perdesi olur diye düşünmüştüm ama belki de bu bir hataydı.”

“E-Evet efendim,” diye kekeledi adam.

Bu sadece bir ihtimaldi fakat en az on yıldır sahada bir ejderhayı katledecek kadar yüksek seviyeli hiçbir maceracı aktif değildi. İmparatorluk’ta bazı ejderha katilleri vardı ancak onlar zanaatlarını icra etmek için kendi topraklarını terk etmezlerdi. Dolayısıyla bir ejderha avı söylentileriyle öte dünya çağrısı söylentileri arasında bağlantı kurmak pek de zor değildi.

Kral bir an düşündü, ardından konuştu: “Şimdilik Pleques’e gidip araştır. Ejderha hakkındaki bilginin nasıl sızdığını öğren ve sorumlusuna gereken bedeli ödet.”

Adam tam cevap vermek üzereydi ki aniden biri içeri daldı. Şatoda bu odayı nasıl bulacağını yalnızca bir avuç insan bildiğinden, bu durum şaşırtıcıydı. Adam baktığında yüzü kıpkırmızı olmuş yaşlı bir beyefendi gördü—Saray Büyücülerinin lideriydi.

“Ne var?” dedi kral soğuk bir sesle; gayet anlaşılır bir şekilde hoşnutsuzdu.

Ancak heyecan içindeki yaşlı adam, krala yaklaşıp eğilirken bunun farkına varamadı. “Kılıç uyandı,” dedi.

Birden, toplantı boyunca kralın üzerinde dolaşan o hoşnutsuz hava yok oldu. “Bu doğru mu?” diye sordu.

“Kendi gözlerimle gördüm.”

“Hmm. Daha sonra kendi gözlerimle kontrol etmek için sana katılacağım.”

“Lütfen buyurun, efendim.” Yaşlı adam derin bir saygıyla eğildi.

Kılıç… yalnızca gerçek kahramanın kuşanabileceği kutsal kılıçtı.

Şatoda “Kılıç Odası” olarak bilinen ve yalnızca kraliyet soyundan gelenler ile kahramanların girebildiği bir odada muhafaza ediliyordu. Yaşlı adamın bunu bilmesinin sebebi muhtemelen odanın kapısındaki mücevherdi.

Efsaneye göre bu mücevher, kılıç uyandığında maviden kırmızıya dönerdi; bu da kahramanın da uyanacağı anlamına gelirdi.

“Hmm. Kahramanlar döner dönmez hangisi olduğunu öğrenmeye çalış,” dedi kral. “Bu bilgiyi kesinlikle gizli tutun.”

Adam aralarında gerçek kahramanın bulunmasının müttefiklerinin moralini yükselteceğini düşünmüştü ama… …eğer kral bunu bir sır olarak saklamak istiyorsa, kendine göre planları olmalıydı.

Adam derin bir saygıyla eğilerek izin istedi ve ayrıldı.

Isekai Walking

Isekai Walking

Walking in Another World, 異世界ウォーキング, 異世界漫步
Puan 6.2
Durum: Devam Ediyor Yazım Şekli: Yazar: , Sanatçı: , Yayınlanma Tarihi: 2021 Anadil: Japanese
Sıradan bir öğrenci olan Sora, İblis Kral'la savaşması gereken yedi "seçilmiş kahramandan" biri olarak başka bir dünyaya çağrılır. Diğer altı kişi görkemli unvanlar ve üstün istatistiklerle kutsanmışken, Sora'nın ne bir unvanı ne de bir seviyesi vardır; sahip olduğu tek ve vasat yetenek ise şudur: Yürümekten asla yorulmaz. Görev için işe yaramaz olduğuna karar verildikten sonra Sora sokaklara atılır ve kendi başının çaresine bakmaya terk edilir. Yine de o, para kazanarak, arkadaşlar edinerek ve daha önce hiç görmediği yerleri görerek uğradığı bu haksız muameleyi ve görünüşte "işe yaramaz" olan yeteneğini bir avantaja dönüştürmeye karar verir!

Yorum

0 0 votes
Oyla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Seçenekler

karanlık modda işlevsizdir
Sıfırla