Tensei Shitara Slime Datta Ken Cilt 4 – Bölüm 10 / Ekstra: Yazarın Cilt Sonu Bırbırı

Ekstra: Yazarın Cilt Sonu Bırbırı

Yeniden buluşmak ne güzel.

That Time I Got Reincarnated as a Slime serisi artık dördüncü cildine ulaştı. Her defasında aynı şeyi söylediğimin farkındayım ama sizlerin desteği olmasaydı bunu kesinlikle başaramazdım.

Hepinize çok teşekkür ederim!

İşte yine bir sonsöz yazıyorum… fakat bunları yazmak her seferinde bana epey dert oluyor. Doğrusunu söylemek gerekirse ne anlatacağımı pek bilemiyorum. Sonuç olarak bu defa, editörüm Bay I ile aramızda geçen bir sohbeti paylaşayım diyorum; hani şu iki kitabı bir ay arayla çıkarma konusunda anlaştığımız dönemdeki konuşmayı (çoğunuz biliyordur muhtemelen ama 5. Cilt, bu cildin Japonya’da çıkmasından bir ay sonra, mayıs ayında satışa sunulacak).

Önceden belirteyim, ilerleyen satırlarda çok hafif sürprizbozanlar bulunabilir.

Geçtiğimiz yılın ekim ayı ortalarıydı; tam da 3. Cildin taslağını ve düzeltmelerini tamamladığımız sıralar. Hepimiz derin bir nefes alıp dinleniyorduk.

“Baksana Fuse, 4. Cildi sence ne zaman satışa çıkarabiliriz?”

“Şey, sizin için hangi zaman aralığı uygun olur?”

“Hmm… Ocak ve şubat aylarını şimdiden doldurdum, o yüzden mart gibi falan olur mu dersin?”

“O hâlde taslağı ne zamana hazır etmem gerekir?”

“Şey, aralık sonuna yetiştirirsen programa sadık kalabiliriz.”

“Aralık mı?!”

Zihnim kasım ile aralık arasında bir cildi bitirip bitiremeyeceğime dair hızla birkaç hesap yaptı, gelgelelim…

“Şey, öncelik vermek istediğim bir yan hikâye cildi yazmaktayım, bu yüzden o biraz zor olabilir…”

Böylece biraz beklemelerini rica ettim. Ancak aynı sıralarda manganın da bahar aylarında bir ara başlayacağını fark ettim. Aynı ayda bir kitap çıkarabilirsem serinin tanıtımına katkısı olurdu, değil mi? Aynen öyle!

“Aslında aklıma bir fikir geldi. Manga ile denk getirmek için nisan ve mayısta birer cilt çıkarmaya ne dersiniz? Bahar aylarında başlayacağını söylemiştiniz, böylece harika olur, değil mi?”

“Ha? Üst üste iki ay mı? Hııııımm…”

“Ah, pek mümkün değilse sorun değil. Öyleyse 4. Cildi nisan veya sonrasına bırakalım!”

Konuşmayı orada noktaladık.

Bir süre sonra…

“Bu arada 4. Cildi nisan ayı için planladık ama senin için bir sorun olur mu?”

“Ah, şey, yok, nisan gayet iyi. Son sahneyi biraz uzatmak istiyorum, bu yüzden 5. Cildi de yakın bir tarihe koyabilirseniz harika olur!”

“Tamamdır, peki bir sonraki aya ne dersin?”

“Şey, emin misiniz?”

“Asıl bunu benim sormam gerek: Sen emin misin Fuse? Altından kalkman gereken bir sürü iş demek olacak bu, değil mi?”

O sıralar henüz ekim ayının sonundaydık. 4. Cilt nisanda çıkacaksa teslim tarihim ocak sonuydu. Bu da mayıs çıkışlı bir cildin şubatın son gününe kadar teslim edilmesi gerektiği anlamına geliyordu. Kasım, aralık, ocak… Koca üç ay fazlasıyla yeterli bir süre! Ya da ben öyle sanıyordum.

Orijinal hikâye planıma göre basılı romanın 4. Cildinde epey bir özgün içerik olacaktı; bu esnada 5. Cildin çoğunlukla web versiyonundan uyarlanmış kısımlardan oluşacağını düşünüyordum. Geriye dönüp baktığımda, bunun aptalca bir iyimserlik olduğunu görüyorum.

“Nisan ve mayıs benim için hiç sorun değil!”

“Harika! O zaman öyle yapalım!”

Böylece ilk aklıma gelen fikir uyarınca, Slime romanı ciltlerini nisan ve mayısta yayımlamayı planladık.

Fakat!

Web güncellemesi için yazdığım yan hikâye beklediğimden uzun sürdü. Ardından soğuk algınlığına yakalandım. Derken yılbaşından önce asıl işimin yoğunluğu bastırdı. Sonra toplantılar ve diğer işler için Tokyo’ya gittim…

Vaktim tükenmişti!!

“… Şeyyy,” diye başladım, durumun ne kadar vahim bir hâl aldığını fark ederek, “bu peş peşe aylarda çıkış işi hakkında, acaba 5. Cildi—”

“Ha evet, evet! 5. Cildin mayısta çıkması için her şey hazır!”

“Şey, evet, tam olarak öyle demek istememiştim…”

“Mitz Vah’ın takvimini o döneme göre ayarladım bile, şirket de var gücüyle buna hazırlanıyor!”

Hay aksi, yandık! Bu ek süre isteyebileceğim türden bir atmosfer değildi!

“Pekâlâ. Ş-şey o zaman! Bana da oturup hepsini harıl harıl yazmak düşer…”

Süre uzatma talebinde bulunamayınca, kendimi her gün hummalı bir yazma maratonunun içinde debelenirken buldum. Kendi ellerimle kazdığım bir kuyu, şüphe yok. Bu seferden çıkardığım ders: Asla aşırı iyimser tahminlerde bulunma! Oracıkta, kendi ipimi çekmekten başka işe yaramayan çalışma takvimleri oluşturmayacağıma dair kendime ant içtim.

Ve böylece, 5. Cilt önümüzdeki ay çıkıyor olacak. Şu anda, bu sonsözü yazarken ilk taslağı henüz bitirdik, bu yüzden sanırım iyi olacağım. Öyleyse hepinizi 5. Ciltte de ağırlayabilirsem ne mutlu bana.

Konuyu biraz değiştirecek olursak, Slime’ın manga uyarlaması Kodansha’nın Monthly Shonen Sirius dergisinin 26 Mart’ta satışa çıkan sayısıyla başlangıcını yapıyor. Siz bunu okurken muhtemelen geçen ayın sayısı olmuş olacak ama yine de 1. Bölüme internet üzerinden dilediğiniz zaman göz atabileceksiniz. Böylelikle internetten okuyup beğenirseniz haziran sayısını kapıp hikâyeye oradan devam edebilirsiniz. İlginizi çekerse mutlaka bir göz atın!

That Time I Got Reincarnated as a Slime’a verdiğiniz destek için hepinize bir kez daha yürekten teşekkür ederim.

Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman (LN)

Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman (LN)

Tensei Shitara Slime Datta Ken (LN), Regarding Reincarnated to Slime (LN), Tensura (LN), That Time I Got Reincarnated as a Slime (LN), 关于我转生后成为史莱姆的那件事简介, 転生したらスライムだった件
Puan 8
Durum: Devam Ediyor Yazım Şekli: Yazar: , Sanatçı: , Yayınlanma Tarihi: 2014 Anadil: Japanese
Bir adam, iş arkadaşını ve iş arkadaşının yeni nişanlısını yolun dışına ittikten sonra kaçan bir soyguncu tarafından bıçaklanır. Kanlar içinde yerde can çekişirken bir ses duyar. Bu ses tuhaftır ve ona [Büyük Bilge] eşsiz becerisini vererek bakire olmaktan duyduğu pişmanlığı sonlandırır! Onunla dalga mı geçiliyor?!!

Yorum

0 0 votes
Oyla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Seçenekler

karanlık modda işlevsizdir
Sıfırla