Youjo Senki Cilt 7 – Bölüm 8 / Sonsöz

Sonsöz

Merhaba, iyi akşamlar veya gün doğumundan beri ayakta durup çabalayan o yiğit kahramanlara günaydın. 7. Cildin yayımlanması vesilesiyle sizleri selamlayan isim Carlo Zen.

Yaşasın kafein! Ve ramen!

Açıkçası, şimdiye kadarki selamlamalarım fazla resmiydi. Kişiliğimi, özgünlüğümü ve kendi rengimi unutmadığımdan emin olmam lazım. Öz eleştiri yapıp köklerime sadık kalmam ve özgüvenle geyik yapmaya devam etmem gerektiği sonucuna vardım.

Biraz düşündüğüme göre, şimdi bu sonsözün asıl meselesine gelelim. Bazı insanlar ilk olarak bu bölümü okuyabilir, bu yüzden spoiler vermekten kaçınacağım. Barışçıl bir uyuma değer veririm.

Saga of Tanya the Evil, sistemin içine sıkışmış insanların sefaletini ve savaşın saçmalığını anlatıyor. Küçük bir kızın gözyaşlarını içine akıtıp çok çalıştığı, çalışan tüm insanların işlerinde her gün karşılaştığı stresle yüzleştiği, emeğe yazılmış bir övgüdür (kocaman bir yalan). Bir elinizde bir fincan kahveyle, Degu’nun mücadelesini sanki sizinle hiçbir ilgisi yokmuş gibi keyifle izlersiniz umarım. Veya her iki elinizde birer fincan kahveyle, “Çok iyi anlıyorum. Üst kademedekiler planlarıyla bizi her zaman kırk takla attırıyor!” dediğiniz anlarla empati kurarsanız… …bu da gayet olur. Ah, her ne hikmetse gözlerim dolup duruyor.

Her neyse, “plan” sözcüğünün içinde saklanan şeytanları tamamen görmezden gelerek, bu kitabın aralık ayının sonunda satışa çıktığını varsayacağım. Bu yeni roman ulaşmadan önce, Chika Tojo’nun manga uyarlamasının 1. ve 2. ciltleri müthiş bir hızla çıkmış olacak. Anime de ocak ayında başlıyor olmalı.

Anime yapımına gelince… Seslendirme kayıtlarını izleme imkânı buldum ve tüm bu süre boyunca tek düşünebildiğim, profesyonel seslendirmenlerin harika olduğuydu. Bundan başka bir şey söyleyemem, o yüzden… lütfen animeyi dört gözle bekleyin!

Son olarak ama bir o kadar da önemlisi, bana desteğini esirgemeyen herkese teşekkür etmek isterim. Okurlar, buraya kadar gelebildiysem sizin sayenizde!

Ve tabii ki kitapların hazırlanmasında emeği geçen kişilere de. Çizer Shinotsuki’ye, Tsubakiya Design tasarımcılarına, Tokyo Publishing Service Center düzeltmenlerine ve editörüm Fujita’ya her zamanki gibi teşekkürler.

Aralık 2016, Carlo Zen

1 Adam Smith: Ahlaki Duygular Kuramı‘nın son derece ahlaklı yazarı. Milletlerin Zenginliği eserinde tek bir kez kullandığı “görünmez el” ifadesine Tanrı’nın sözlerinin yamandığını muhtemelen rüyasında bile göremezdi… Kendisi aynı zamanda modern iktisadın babası olarak da bilinir.

2 Lend-Lease (Ödünç Verme ve Kiralama Kanunu): Kelimenin tam anlamıyla ödünç vermek için yapılan bir kiralama hizmeti! Silah ve mühimmat, zırhlı savaş gemileri, tanklar veya savaş uçakları olabilir! Bunu silah satışıyla karıştırmayın; bu yalnızca elde kalan fazla malzemeleri ödünç verme hizmetidir. Ya da en azından savaştaki ülkelere silah temin etmeyi kılıfına uydurmak için kullanılan mantık buydu.

3 Potemkin: Şey, kesinlikle güzel görünüyordu. Buna “göz boyama” demek berbat bir ifade olur. Adam sadece kendi çıkarı doğrultusunda elinden geleni yaptı.

Gerçekleri mantık dışı sonuçlarla örtbas etmenin klasik bir örneğidir bu. Ama bilirsiniz ya, müfettişleri kandıramazsanız asla terfi edemezsiniz. Başka ne çaresi vardı ki?

4 Rossbach: Yedi Yıl Savaşı sırasında patlak veren bir muharebe.

Büyük Friedrich, sayıca az olan Prusya Ordusu’nu birtakım tuhaf harekât dolaplarıyla sevk ve idare ederek kazanmayı başardı. Zayiat oranı yaklaşık 1:20’ydi. Büyük Friedrich tuhaf bir adamdı ama güçlüydü.

5 Hoyerswerda: Prusya Ordusu (Büyük Friedrich’in küçük kardeşi komutasındaki) ile Avusturya Ordusu yaklaşık eşit sayılarla savaştı. Muharebenin ardından Prusya Ordusu zayiatının yüz kişiyi geçmediğini tahmin etti. Bu sırada 600 Avusturya askeri öldü ve 1.800’ü esir alındı.

6 Peter İlkesi: Liyakat düzeninde terfi kriteri yetenekse, nihai sonucun uç düzeyde bir beceriksizlik olduğu paradoks.

Örneğin, diyelim ki yetenekli bir şirket çalışanı var. Yetenekli olduğu için kısım amirliğine terfi ettirildikten sonra, bu makamın da ötesinde yeteneklere sahipse muhtemelen departman müdürlüğüne kadar yükselir. Fakat yetenek sınırına tosladığı an, sonsuza dek sıradan ve işe yaramaz bir kısım amiri olarak kalacaktır. İşte tüm organizasyonları yöneten ilke budur! “Yani bu durum, kurumların aslında işini yapamayan insanlarla dolu olduğu anlamına gelmiyor mu?!”… şeklinde dehşet verici bir keşifte bulunulmuştur.

7 Tank Desantı: İnsanların tankların üzerine binmesinin son derece doğal bir sonucu. Askerleri tankların üzerine bindirerek mekanize ilerleme hızına daha iyi ayak uydurmalarını sağlayan özel bir taktiktir. Ayrıca tankların ve piyadelerin birbirlerini daha yakından desteklemelerine olanak tanır ki bu da mükemmeldir.

Ve onları içeriye değil, dışarıya bindirirsiniz. Tankları hedef alan düşman saldırılarının kurşun yağmuruna maruz kalmak çetin bir iştir. Doğruluğu belirsiz olsa da bazıları tank desant birliklerinin ortalama hayatta kalma süresinin iki hafta olduğunu söyler.

8 Dyrrhachium: Kel, kadın düşkünü ve gırtlağına kadar borca batmış bir kral, ulu ve adil bir senatörün çok daha büyük ordusunu kuşatmayı başardı. Sonra kral kaybetti. Elbette kaybetti. Borç içindeki o kral Julius Caesar’dı ve bu onun nadir yenilgilerinden biriydi.

9 Nomenklatura: Sınıfları ortadan kaldırmış eşit bir toplumda varlığını sürdüren ayrıcalıklı bireyler. Sadece halk için çalışanların yer aldığı bir listededirler ve başka hiçbir açıdan sıradan insanlardan bir farkları yoktur. Tabii ki o listeye giremeyen hiç kimse hayatta bir yere gelemez…

10 Brest-Litovsk Antlaşması: Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ile Rusya (Sovyetler Birliği) arasında imzalanan barış antlaşması. Tabii ki Almanya batıda kazanmayı başaramadığı için doğudaki zaferi çoğunlukla göz ardı edilir…

Youjo Senki

Youjo Senki

A Little Girl's Military Record, SOTE, Tanya Chiến Ký, The Military Chronicles of a Little Girl, The Saga of Tanya the Evil, Youjo Senki, บันทึกสงครามของยัยเผด็จการ, 幼女战记, 幼女戦記
Puan 9.4
Durum: Devam Ediyor Yazım Şekli: Yazar: Sanatçı: Yayınlanma Tarihi: 2013 Anadil: Japanese
Tanya Degurechaff, savaşın ön saflarında yer alan ve sarı saçları, mavi gözleri, bembeyaz teni ve peltek diliyle orduya komuta eden küçük bir kızdır. Ancak aslında kendisine Tanrı diyen gizemli bir varlığı öfkelendirdiği için yeniden küçük bir kız olarak doğan Japonya'nın en ünlü iş adamlarından biridir. Kendi kariyerine her şeyden daha çok önem veren Tanya, İmparatorluk ordusunun büyücüleri arasındaki en tehlikeli varlık haline gelir.

Yorum

0 0 votes
Oyla
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Seçenekler

karanlık modda işlevsizdir
Sıfırla